128 dk

Yönetmen:Hiroshi Nishitani

Senaryo:Yasushi Fukuda, Keigo Higashino

Ülke:Japonya Japonya

Tür:Suç, Dram, Gizem

Rating:

7.5

Vizyon Tarihi:04 Ekim 2008 (Japonya)

Dil:Japonca

Müzik:Masaharu Fukuyama, Yûgo Kanno

Web Sitesi:Resmi site [jp]

Kelimeler:romandan uyarlama

Nam-ı Diğer:Suspect X

Oyuncular: Masaharu Fukuyama, Ko Shibasaki, Kazuki Kitamura

Shin’ichi TsutsumiShin’ichi Tsutsumi

Tüm Kadro

Devam Filmleri

2007 – Garireo (502)7.6

2008 – Şüpheli X(2,528)7.5

Özet

Şüpheli X, The Devotion of Suspect X (Şüpheli X’in Bağlılığı) romanından uyarlanan ve Hiroshi Nishitani’nin yönettiği 2008 yapımı bir Japon gizem-gerilim filmidir. Film, popüler Japon dizisi Garireo’nun devamı niteliğindedir. Japonya’da 2008 yılında, dört hafta boyunca üst üste gişenin en tepesinde yer alarak en yüksek hasılat yapan üçüncü Japon filmi oldu.

Dahi matematikçi Ishigami, sevdiği kadının bir suçtan sıyrılması için yardımcı olur. Bu matematik dehası, fizikçi Yukawa’nın haricinde kimsenin çözemeyeceği bir plan yapar. Film, bu iki süper beynin arasında geçen bir zihin savaşı hakkında.

Film Japonya’da çok fazla dikkat çekmesine rağmen, dünyanın geri kalanı tarafından pek bilinmemektedir. Herhangi bir İngilizce web sitesinde kritiğinin yapılmamasına karşın gösterildiği ülkelerdeki izleyici ve eleştirmenlerden genellikle olumlu yorumlar aldı. Film, Japonya’da 52.323.944 $ hasılat elde ederek 2008 yılının en yüksek hasılat yapan 6. filmi oldu

Alt yazı

|Tıp fakültesi dekanının hayatını kaybettiği yat patlamasında   sahil koruma dedektifleri teknede herhangi bir bomba izine rastlamadılar.

  Dedektiflere göre patlama, bir kaza sonucu gerçekleşmiş olabilir.

  Fakat bundan birkaç hafta önce dekanın ölüm tehditleri aldığı biliniyor.

  Kıyıdan yata saldırı düzenlenmiş olma ihtimali nedir acaba?

Bu ihtimal son derece düşüktür.

  Bu boyda bir teknenin batması için   ağır silahlar kullanılmalıdır.

  Bu da geride gayet açık izler bırakır   ve kolayca yeri tespit edilebilirdi.

  Bu ihtimalin gerçekleşmesinden şüpheliyim.

  “Şüpheli” misin?

Her şeyin bir açıklaması vardır.

  Bu küçük deneyimizde gauss hızlandırıcısı kullanalım.

  Bir hat üzerinde dizilmiş sabit çelik bilyelere çarpan bir çelik bilye düşünün.

  Gördüğünüz gibi sondaki bilye   çarpan bilyenin geliş hızı kadar hızlandı.

  Buna momentumun korunumu kanunu diyoruz.

  Şimdi de hattımıza çok güçlü bir neodymium mıknatısı ekleyelim.

  İzleyin.

  Darbenin etkisi   yuvarlanan bilyenin mıknatısın çekimiyle hızlanması sonucu artmıştır.

  Bu artan hız da sondaki bilyeye etki etmiştir.

  Peki bu mıknatısların gücünü defalarca arttırsak ne olur?

Sondaki bilye aşırı bir hız kazanır.

  Kısaca bu minik çelik bilye bir tüfek mermisine dönüşür.

  Süper iletken bir hızlandırıcı.

  Hadi şimdi de süper iletken mıknatısımızı çalışır hale getirelim.

  Hazır!

 İşte.

  Söndürün!

 Sanırım şüpheli buna benzer bir cihazla yatı batırdı.

  Ama böyle bir cihazı kim yapabilir?

Süper iletkenler MR ve tomografi cihazlarında yaygın olarak kullanılır.

  Umeyashiki Medikal sistemlerinde mi?

Haneda körfezinin yakınlarında araştırma binaları var.

  Nereden biliyorsun?

Elektromanyetik parazitlerden.

  Bölgede oturan insanlardan gelen TV sinyallerinin bozulması   veya saatlerin durması gibi şikayetlerden.

  Bunlar laboratuar civarında manyetik alan oluştuğunun belirtileridir.

  Yani sence ölüm tehdidini gönderen Umeyashiki’den birisi mi?

Bu sorunun cevabını da siz polisler verin.

  Benim ilgi alanıma girmiyor.

  Hay hay.

  Sen sadece nasıl olduğuyla ilgileniyorsun, öyle değil mi?

Aynen öyle.

  Şimdi gidip soruşturmanı yürüt.

  Zeki herif.

  Bilimin bile cevaplayamadığı sorularla karşılaşırsan çaresiz kalacağına eminim.

  Mesela?

Mesela  Aşk.

  Aşk mı?

Evet bu belirsizlikler arasında en iyisidir.

  Peki neden bunu bir denkleme dönüştürmeyelim?

Ax² + bx + c = “Aşk”

Çözülemez.

  Şaka yapmıyorum.

  Üçgenin alanı mesela?

Taban x Yükseklik + “Aşk”.

  Ya da daireninki çap² x “aşk” mı?

Çok komik.

  “Aşk” bir şekildir, bu sebepten dolayı  Boş ver gitsin.

  Bu zaman kaybından başka bir şey değil.

  Aynen öyle.

SUSPECT X Altyazılar: mercilezz <i>Acele et Misato!

 <i>Geç kalacaksın!

 <i>Biliyorum.

Ben çıkıyorum, kapıyı kilitlemeyi unutma!

 <i>Tamam.

Görüşürüz.

Hoşça kal.

Kahvaltı etmeden gitme.

  Teşekkürler, yine bekleriz!

 Günaydın.

  Öğlen spesiyalinizden.

  Bir spesiyal!

 600 yen.

  Teşekkür ederim.

  Buyurun.

  Havalar da pek soğudu.

  Donuyorum yahu!

 Günaydın!

 Kış geldi.

  Beklediğiniz için teşekkürler.

  Sabah spesiyalinden!

 İyi günler!

 Misato?

Anahtarın yok mu senin?

Sürpriz!

 Burayı nereden ?

Eski kocandan saklanamazsın.

  Çık dışarı!

 En sevdiğin çöreklerden aldım.

  Şimdi polisi arıyorum.

  İş buldum.

  Bu sefer çok çalışacağım.

  Evliliğimize bir şans daha verelim.

  Olmaz.

  Hemen git buradan.

  Dükkanını gördüm.

  Tebrikler, hep hayalini kurardın.

  Garson bahşişleriyle mi?

Seni ilgilendirmez.

  Yalvarırım git buradan.

  Tatlım  Dokunma bana!

 Ben geldim!

 Merhaba Misato!

 Odana git.

  Terbiyeli ol!

 Sesini yükseltme!

 Hareketlere bak.

  Git başımızdan.

  Ne kadar kabasın.

  Peki.

  Gidiyorum.

  Ne yapıyorsun?

Kızıma merhaba diyorum, selam Misato.

  O senin kızın değil.

  Büyüyünce çok güzel olacak.

  Birkaç seneye kalmaz çalıştığın o gece kulübüne götürürsün.

  Benden asla kurtulamazsın.

  Denemekten vazgeç.

  Misato!

 Ne yaptın?

Ver şunu bana!

 Misato!

 Bırak!

 Bu hiç akıllıca değildi.

  Ölmek mi istiyorsun velet?

İstediğin bu mu?

Kes şunu!

 Kalk ayağa!

 Yüzüme bak!

 Kaç Misato!

 Çekil be!

 Gel buraya.

  Hayır!

 Yapma!

 Tanrım  Biz ne yaptık?

Misato, çabuk odana git.

  Kim o?

Ishigami, yan komşunuz.

  Bir dakika!

 Hemen geliyorum!

 Her şey yolunda mı?

Çok mu gürültü yaptık?

Affedersiniz, bir hamam böceği vardı da  Kızımla onu  Öldürdünüz mü?

Böceği yani.

  Evet, şimdi iyiyiz.

  Çok üzgünüm.

  Bayan Hanaoka   o bir hamam böceği değildi.

  Basın hemen de haber almış.

  Emniyet müdürü geldi.

  Efendim!

 Amir Kusanagi!

 Nasılsın Utsumi?

Soruşturmayı siz mi yürüteceksiniz?

Evet, bu da Komiser Yardımcısı Kakimoto.

  Ben de Utsumi  Kaizuka Karakolu’ndan.

  Onu kim bulmuş?

Beysbol oynayan çocuklar.

  Kişisel eşyaları?

Henüz bulamadık.

  Şuradaki bisiklet onun olabilir.

  Muhtemelen çalıntıdır.

  Peki şu?

Yanmış kıyafetleri.

  Adli tıp geldi mi?

30 dakika önce geldi.

  Medyayla kim ilgileniyor?

Dondum yahu, şuna bir bakalım.

  Buyurun cep ısıtıcısı.

  Emin misin?

Bende çok var.

  Hazırlıklı gelmişsin.

  Parmak izleri yakılmış mı?

Evet.

  Suratı da ezilmiş.

  Harika.

  Diş kayıtlarını da unutabiliriz.

  Vakit alacak.

  Kurbanın ismi  Shinji Togashi, 39 yaşında, işsiz.

  Hamamatsu’lu.

  Kan grubu: A.

  Ölüm vakti: 2 Aralık günü saat 6.

 00 – 10.

 00 arası.

  İkameti: Kawasaki Şehri.

  Bir pansiyonda kalıyormuş.

  Kimliğini nasıl bu kadar çabuk belirlediniz?

Kaybolduğu gün Ota Ward’da bir pansiyondaymış.

  Mal sahibi kayıp eşya bildiriminde bulunmuş.

  Odasında değildi.

  Anahtarları çalanlardan nefret ederim.

  Sessiz olun!

 Odadaki saç örneğinden alınan DNA örnekleri, kurbanınki ile uyumluydu.

  Ayrıca parmak izleri de çalıntı bisiklettekilerle uyumluydu.

  Cesedin Shinji Togashi’ye ait olduğunu varsayabiliriz.

  Peki ya cinayet aleti?

Laboratuar ne diyor?

Alet tanımlandı, boğularak öldürülmüş.

  Hayat belirtisi yok.

  Öldükten sonra yapılmış.

  Boyun.

  Derin burgulu kablo izleri var.

  Aynen buradakinin benzeri.

  Isıtıcı kablosu.

  Sırada Togashi’nin çevresi.

  Soruşturma ekibi?

Evet!

 Soruşturma!

 Kurban eskiden evliymiş.

  6 yıl önce bir bar garsonuyla evlenmiş.

  2 yıl sonra da boşanmışlar.

  Eski eşi Yasuko Hanaoka, 35 yaşında.

  Genç bir kızı var.

  Kurbanla hiçbir ilişkisi yok.

  Hamacho’da “Misato” adında bir lokanta işletiyor.

  Yasuko Hanaoka’nın evi mi?

Evet.

  Shinji Togashi diye birisini tanıyor musunuz?

Son zamanlarda kendisini gördünüz mü?

Hayır, hiç konuşmuyoruz.

  Teşekkür ederim.

  2 Aralıkta evde miydiniz?

2 Aralıkta mı?

Ölümünden birkaç gün önce Bay Togashi, eskiden çalıştığınız   gece kulübünde görülmüş.

  Oradan dükkanınızın adresini almış.

  Sizi dükkanda ziyarete geldi mi?

Hayır.

  Peki buraya?

Hayır.

  2 Aralık gecesi neredeydiniz?

Bir düşüneyim.

  Sinemaya gitmiştik.

  İşten sonra kızımla buluşmuştum.

  Misato’ydu değil mi?

Hangi sinemaya?

Hibiya’daki Scala sinemasına.

  Peki sonra?

Akşam yemeği yedik sonra da karaokeye gittik.

  Isıtıcı kablosu farklıydı.

  Ayrıca başka yerdeymişler.

  Bana inandırıcı gelmedi.

  Hafta içi sinemaya ve karaokeye mi gidilirmiş?

Doğru söylüyorsun.

  Ayrıca   güzel kadınmış.

  Ne?

Affedersiniz.

  Bu adamı tanıyor musunuz?

Hayır.

  Genelde bu saatlerde mi eve dönersiniz?

Genellikle   dersler erken bittiği sürece.

  Dersler mi?

Ben bir lisede matematik öğretmeniyim.

  “Ishigami”.

  Değişik bir isim.

  Müsaadenizle.

  Geçen Salı günü, 2 Aralıkta saat kaçta geldiniz?

“Teito Üniversitesi” Saat 7.

 00 gibi evdeydim.

  Yandaki komşunuzdan herhangi bir gürültü duydunuz mu?

Yan komşum mu?

Misafir falan.

  Hayır duymadım.

  Anlıyorum.

  Vakit ayırdığınız için teşekkürler.

  Alo?

Ben Ishigami.

  Evet?

Polis geldi değil mi?

Evet.

  Biraz erken geldiler, öyle değil mi?

Merak etme, tam beklediğim gibi.

  Sorduklarına duygularınıza kapılmadan cevap verin yeterli.

  Peki.

  Onlar sorana kadar bilet koçanlarını sakın gösterme.

  Neredeler şimdi?

Çekmecedeler.

  Onları film dergisinin içine iliştir.

  Çekmeceye değil, film dergisine.

  Peki.

  Şu andan itibaren sadece telefon kulübesinden arayacağım.

  Benim telefonumu dinliyor olabilirler.

  Evet.

  Şey  Evet?

Bay Ishigami  Bu yaptığımızın doğru olduğundan emin misiniz?

Evet eminim.

  Mantık bizim tarafımızda.

  Mantık nedir?

Einstein ışık parçacığı teoremine   Planck sabitinin güzel mantığını eklediğinde  Her zamanki gibi bir sürü kız var.

  Geri zekalı.

  Elbette ki mantıksal çıkarımlar düzgün analizlere ihtiyaç duyarlar.

  “İstekler” veya “önseziler” sizleri yanılgıya itecektir.

  Anladın mı?

Kim ben mi?

Her zaman sezgilerime güvenmem.

  Buraya gelme sebebin nedir?

Buradan geçiyorduk.

  Ben de mantıklı düşünebilirim.

  Yani buraya benden yardım istemeye gelmediniz?

Kendini methetme.

  Biz gayet iyiyiz.

  Aslına bakarsan, evet.

  Suratı haşat edilmiş cesetle ilgili haberleri izledin mi?

Baş şüphelimizin sağlam bir mazereti var.

  Yani sıkıştık kaldık.

  Olur bazen.

  Hayır olmaz.

  Peki olmaz, bize yardım et.

  Hayır sağ ol.

  Sağlam mazereti olan birisiyle bilimin bir alakası yok ki.

  Olabilir.

  Bir insan aynı anda iki yerde birden olamaz.

  Bunu ispatla.

  Ayrıca şüpheli çok da güzel.

  Kahve ister misin?

Kablo nerede?

Sana verdim ya!

 Hayır vermedin.

  Nitrojen geliyor.

  Hazırız profesör!

 Neymiş bu güzelliğin mazereti?

Suç işlendiğinde Hibiya’da bir sinemada olduğunu söylüyor.

  Kızıyla birlikte.

  Profesör Yukawa, biz hazırız.

  Sonra da akşam yemeği yiyip karaokeye gitmişler.

  İki yerdeki çalışanlar da bunu onaylıyor.

  Öyleyse söz konusu yer sinema.

  Şu güzellik  Nedir bu senin “güzellik” olayın?

Bu önemli.

  Güzel öyle değil mi?

Zayıf ama seksi.

  Her neyse.

  Bu zayıf ama seksi güzelliğimizin, sinemada olduğuna dair kanıtımız var mı?

Vardı.

  Film dergisi almıştım.

  Bakabilir miyim?

Tekrar rahatsız ettiğimiz için üzgünüm.

  Bilet koçanları da işimize yarayabilir.

  – Bilet koçanları mı?

– Evet.

  “Little Santa  2 Aralık Saat 7:00” Kadın masum, niye ondan şüpheleniyorsunuz?

Polis önsezisi.

  İşte!

 Bir mantıksızca ve asılsız bir önsezi!

 Ve aynı anda birden fazla yerdeymiş diyordunuz.

  Bu mümkün değil.

  Hiç de bile.

  1854 yılında Emilie Sagee isimli Letonyalı bir öğretmen ders sırasında ikiye bölünmüş.

  Ne?

Öğrenciler iki ayrı Emilie’nin tahtaya yazdığını görünce şok geçirmişler.

  Hadi canım.

  Buna “doppelganger” ya da “bilokasyon” fenomeni denilir.

  Bir çok görgü tanığı vardır.

  Esrarengiz korku hikayeleri.

  Bu mümkün değildir.

  Her zaman bir açıklaması vardır.

  Ama şarlatanlar tarafından, fizikçiler açıklayamamıştır.

  Doğru!

 Bilet koçanları var diye sinemaya gitmiş olmaları gerekmez.

  Sinemadan erken çıkmış olabilir.

  Ya da gün içinde biletleri satın almış olabilir.

  Bunu biz de biliyoruz!

 Ama eğer bu güzellik suçlu ise baltayı sert taşa vurdunuz demektir.

  Nasıl yani?

Ortalama zekaya sahip birisi koçanları nereye koyması gerektiğini bilemez.

  Bunu mazeretini güçlü kılmak için yapmışsa gerçekten zeki biriyle karşı karşıyasınız.

  Ve aynı zamanda enteresan biriyle.

  Pekala, laboratuar zamanı profesör.

  Davaları çözmek polislerin işidir fizikçilerin değil.

  Hoşuma da gitmedi değil hani.

  Size bol şans.

  Bu arada   kadının komşusu da bizimle aynı okuldan, belki tanırsın.

  Ne olmuş yani?

Acele edin hocam.

  Ishigami miydi neydi?

Ishigami mi?

Profesör!

 Tetsuya Ishigami mi?

Onu tanıyor musun?

Kolay kolay “dahi” kelimesini kullanmam.

  Ama Ishigami bir dahidir.

  Sahi mi?

Nasılmış?

Asosyal bir soğuk nevale işte.

  O sadece matematikle ilgilenir.

  Matematik mi?

Evet matematik.

  Zor bir türev değildir.

  Sadece alfaya yaratıcı bir değişken bulmak gerekir.

  Misato’nun okuluna polisler gelmiş   ona filmin konusunu sormuşlar.

  Eminim iyi idare etmiştir.

  Merak etme.

  Söylediklerimi uyguladıysa.

  Bay Ishigami?

Evet?

Neden bize yardım ediyorsun?

O adam size acı çektiriyordu değil mi?

Evet ama  Bir daha sizden öğlen yemeği alamama fikrinden bile nefret ediyorum.

  Evet?

Çok teşekkür ederim.

  Yarın yine ararım.

  Evet.

  Harika değil mi?

Her şey tam da söylediği gibi gidiyor.

  Hadi yiyelim.

  Gördüğüm kadarıyla halen matematik tutkun devam ediyor.

  Bizim orada bile bu kadar şey yoktur.

  Bu tarafa lütfen.

  İstediğin yere otur.

  Bir minder çek.

  Teşekkürler.

  Şunu alabilirsin.

  Bir arkadaş mı demiştin?

“Misato” Sana adresimi kim verdi?

Seninle konuşan bir polis.

  O da bizimle aynı okuldanmış.

  Anladım.

  Elimde bir tek bu var.

  17 yıl olmuş.

  Hangi lise öğrencisi dört renk teoremini çözebilirdi ki?

Konuşmaya değmez.

  Yine de hiçbir şey bundan daha hayranlık verici olamaz.

  Kesinlikle.

  Neden lise matematiği?

İhtiyacımı karşılıyor.

  Üniversitede kalıp araştırma yapacağını düşünürdüm.

  Öyle planlamıştım.

  Ama annem yatalak oldu.

  Üniversiteyi bırakmak zorunda kaldım.

  Anlıyorum.

  Ama matematik araştırması her yerde yapılabilir.

  Doğru.

  Hala tırmanıyor musun?

Arada sırada.

  Dağa tırmanmak matematiğe benzer.

  Tek zirve vardır.

  İşin sırrı ona giden en basit ve en mantıklı yolu takip etmektedir.

  Ayrıca matematiğin de keşfedilmeyi bekleyen birçok zirvesi vardır.

  Hodge Varsayımı, Yang Mills teoremi ve   P?

NP problemi.

  – The Riemann hipotezi ha?

– Matematik bölümünden aldım.

  Burada aksini ispat etmeye çalışmışlar.

  İspatı incelemeni isterdim.

  Bu biraz vakit alabilir.

  Beklerim.

  Kahvaltı etmeyi unutma Misato.

  Unutmam.

  Hoşça kal.

  Hala üzerinde çalışıyor musun?

Çözdüm.

  Maalesef bu ispat hatalı.

  Birincil sayı dağılımı.

  Yine de takdire şayan.

  Sadece 6 saat sürdü.

  Dehan halen devam ediyor.

  Buna memnun oldum.

  Duyduğuma göre komşun cinayet zanlısıymış.

  Galiba.

  Arkadaş mıydınız?

Hayır sadece selamlaşırdık.

  Dükkanından öğle yemeği alıyorum.

  Yazık, güzel olduğunu duydum.

  İşe gidiş yolun enteresanmış.

  Buradaki senaryo hep aynıdır.

  Hayatları saate benzer.

  Saat olmasaydı insanlar daha düzenli hayatlar yaşardı.

  İlginç.

  Yukawa   sen nasıl oldu da böyle genç kaldın?

Seni kıskandım.

  Bu konuşan sanki sen değilsin.

  Üzgünüm seni iyi ağırlayamadım.

  Şaka mı ediyorsun?

Harikaydı.

  – Kendine iyi bak.

  – Kendine iyi bak.

  Onu yakalamak neden bu kadar uzun sürdü?

Failimiz o, öyle değil mi?

Halen esas kanıtlarımız ortada yok.

  Üzgünüm.

  Şu Kusanagi’nin güzel kadınlara olan zaafı yok mu!

 Hey Bayan!

 Utsumi.

  Kahve lütfen.

  Muhtemelen bir suç ortağı olduğunu düşünüyoruz.

  Muhtemelen cinayeti tek başına işledi ama örtbas ederken yalnız değil.

  Eski bir bar garsonu olduğuna göre şüphesiz bir sürü erkek tanıyordur.

  Dikkatli olun, yoksa ulusal garsonlar odasını kızdırabilirsiniz.

  “Manabu Yukawa’dan.

  Benimle cesedin bulunduğu yerde buluş.”

  Cesedin bulunduğu yerde buluş mu?

O nasıl bir vuruştu öyle?

Daha cesur vur.

  Top geldiğinde cesaretini topla ve vur gitsin!

 Tamamen mantıksız.

  Cesaret derken göbeğinin altında sallananı kastediyorsan  Profesör?

Neyse, bol şans.

  Neden geciktin?

Benim de işim gücüm var biliyorsun.

  Ceset nerede bulunmuştu?

Davaya bu ani ilginin sebebi nedir?

Davayla ilgili senin yorumun nedir?

Bayan Hanaoka   yani “şüpheli” kurbanla burada buluştular.

  Kurban çalıntı bir bisikletle buraya geldi   ve öldürüldü.

  Neden bisikletle geldiğini sanıyorsunuz?

Bisikletin her yerinde kurbanın parmak izleri vardı.

  Neden üzerinde parmak izleri olsun ki?

Bilmem.

  Katil kurbanın parmak izlerini yok etmeye çalışmamış mıydı?

Paniğe kapılmış olabilir.

  Ama kıyafetlerini ve parmaklarını yakarken hiç de paniğe kapılmamış.

  Nereye varmaya çalışıyorsun?

Katil maktulün parmak izlerini bilerek bisikletin üzerinde bıraktı.

  Ne sebepten?

Kurbana bisikletle buraya gelip burada öldürüldüğü süsünü vermek için.

  Dur bir dakika.

  Yani Togashi başka yerde öldürüldü ve sonra buraya mı getirildi yani?

Bisiklet saat 4:00-11:00 arası buradan çalınmış.

  Neden bu zaman diliminde?

Sahibi çalındığını bildirmiş.

  Bildirmiş mi?

Sahibi bisikleti buraya bağladığını söylüyor.

  Neden özellikle o bisikleti çalmış?

Bir sürü bisiklet kilitsiz şekilde duruyor, mesela bu.

  Benim hipotezimi duymak ister misin?

Çalınan bisiklet yeniydi öyle değil mi?

Neden yeni bir bisikleti seçti?

Çalındığında polise bildirileceğinden emin olmak için.

  Bu da katilin işini kolaylaştıracaktı.

  Nasıl kolaylaştıracaktı?

Hiçbir fikrim yok.

  Naber?

Ben de ne yiyeceğimi düşünüyordum, senin şu lokanta aklıma geldi.

  Bunca yolu bunun için mi teptin?

Bilirsin kafama bir şeyi taktım mı, yapmadan duramam.

  Merhaba.

  Merhaba.

  Dondum be.

  Hala diferansiyel denklemleri öğretiyor musun?

Artık değil.

  Fizik öğrencilerimin işine daha çok yarardı.

  Matematik öğrencilerinin de işine yarar.

  Teşekkür ederim.

  Hoş geldiniz!

 İyi akşamlar.

  İyi akşamlar.

  Ne tavsiye edersin?

Genelde ne sipariş eder?

Bay Ishigami genelde öğlen spesiyalinden alır.

  Öyle mi?

Ben de ondan alayım madem öyle.

  Bir spesiyal!

 Hepsi de nefis görünüyor.

  Neden her gün buraya geldiğini şimdi anlıyorum.

  Merhaba!

 Hoş geldiniz!

 Görüşmeyeli çok oldu.

  Bay Kudo.

  İyi görünüyorsun Yasuko.

  Dükkan açtığını duydum ben de satışlarını arttırmaya geldim.

  Teşekkür ederim.

  Bu ne sürpriz.

  Öğlen spesiyali!

 Demek patron sensin.

  Affedersiniz.

  Spesiyalin.

  Buyurun.

  600 yen.

  Gidelim mi?

Teşekkür ederim.

  Hiç değişmemişsin!

 Bunu evde yiyeceğim.

  Trende onca yolu yanında mı götüreceksin?

Bana kaçık diyebilirsin.

  Yollarımız burada ayrılıyor.

  Eşlik ettiğin için teşekkür ederim.

  Ishigami?

Sana yeni bir matematik sorum daha var.

  Sence hangisi daha zordur?

Çözülemeyecek bir problem bulmak mı   yoksa çözülemeyeni çözmek mi?

Ve tek çözümü var.

  İlginç, bu konuda düşüneceğim.

  Umarım.

  Bugün beklenmedik ziyaretim için özür dilerim.

  Yukawa üniversiteden bir arkadaşım.

  Çok zeki bir adamdır.

  Ona karşı dikkatli ol.

  Anlaşıldı.

  Şey  Evet?

Bugün dükkana gelen o müşteri  O mu?

Eski bir tanıdık.

  Eskiden bana yardımı dokunmuştu.

  Neden?

Sorun nedir?

Hiç, boş ver.

  Yukawa’dan bir adım önde olmak için sıradaki kartımızı oynamalıyız.

  Sıradaki kartımızı mı?

Misato’yu telefona ver.

  Misato  Bay Ishigami seninle konuşmak istiyor.

  Alo?

O gece hangi arkadaşına rastladın?

Kurumi  Kurumi Morino.

  Bunu henüz polise söylemedin öyle değil mi?

Hayır, söyleme demiştiniz.

  Peki beni dikkatle dinle.

  Profesör Yukawa?

Ne yapıyorsun?

Eski raporları yakıyorum, kağıt öğütücüsüne hiç güvenmem.

  Bir şey bulabildin mi?

Ne gibi?

Kadının dükkanına gittiniz ya.

  Sadece öğle yemeği satın aldık.

  Ishigami güzel olduğunu söylemişti.

  Uyanıklık yapma.

  Kadından şüpheleniyorsun değil mi?

Yorum yok.

  Ben bunu ilgilendiğim için yapıyorum, polise yardım etmek için değil.

  – Sana bilgi vermiştim.

  – Lütfen git.

  Ya da beni polise karşı koymaktan tutukla.

  Bunun derdi ne ya?

İlgilendiğinden yapıyormuş?

Dr.

  “Galileo” Yukawa mı?

Polise yardım etmek için yapmadığını söylüyor, hiçbir şey anlamadım.

  Ben anladım.

  İlgilendiği için değil mi?

Kadın güzelmiş.

  Bu kadar basit olduğunu sanmıyorum.

  Hepsi bu.

  Eminim bir çok müşterisi sırf onu görmek için dükkanına gidiyordur.

  Mesela buraya beni görmek için bahaneler uydurup gelen bir sürü polis var.

  Düzenli müşteriler.

  Nefismiş, bu insanda bağımlılık yapabilir.

  Matematik öğretmenini araştırıyorsun.

  Sana faydam dokunmaz.

  Adam dükkanın sürekli müşterisi.

  Bu kadından hoşlandığı fikrini destekliyor.

  Hoşlandığı için kadına yardım ediyor olabilir.

  Başka devamlı müşterileri de var.

  Ishigami’nin 2 Aralık tarihinde başka yerde olduğuna dair kanıtı yok.

  Kesin bir delil yok.

  Dahası da var.

  Senin de dediğin gibi suçu işleyen kişi aşırı zeki birisi.

  Hatta bir “dahi” öyle değil mi?

Shinji Togashi’nin katili büyük ihtimalle Yasuko Hanaoka.

  Ve Ishigami yardım mı etti?

Hayır, o bu işe direkt olarak dahil olmadı.

  Dahil olmadı mı?

O bu işe dahil olduğunda Togashi çoktan ölmüştü.

  Nasıl bu kadar emin olabiliyorsun?

Kadın ondan yardım istemiş ise kafasında bir plan yapmıştır.

  Cinayet işleyecek birisi değildir.

  Bunu yapabilecek birisi değil mi?

Cinayeti mantıklı bir çözüm olarak görmez.

  Aptal değil.

  Cinayetten haberdar olmuş ise kanıtları ortadan kaldırmaya yardım ediyor olabilir.

  Polisi atlatacak yollar bulabilir.

  Yasuko’ya öne süreceği mazeretler sunarak onu yönlendiriyor.

  Mesela önceden kanıtlar hazırlaması veya polise nasıl davranacağı gibiBir film dergisi almıştım.

  Ishigami kadının ispatlarını mı hazırlıyor?

Bisiklette bırakılan parmak izleri, ayrıca tam yanmamış kıyafetler.

  Bilerek mi yaptı?

Neden peki?

Bilmiyorum.

  Suçlular hata yaparlar.

  O yapmaz.

  Yapmazdı.

  Ama adam matematik uzmanı, cinayet işleme uzmanı değil.

  Evet ama bazen bir cinayet problemini çözmek daha kolay olabilir.

  Ben Utsumi.

  Çocuğun sınıf arkadaşının ifadesini aldık.

  İşimiz bitti.

  Peki.

  Anlıyorum.

  Görünüşe göre Misato o gece sinemada bir arkadaşını gördüğünü hatırlamış.

  Film başlamadan önce sinemadaki büfede karşılaşmışlar.

  Arkadaşı da onaylamış.

  Kadın ve çocuk kesinlikle o gece Togashi cinayeti işlenirken   Hibiya’dalarmış.

  Hayır  imkanı yok.

  Yemek için teşekkürler.

  Bunu tekrar yapalım mı?

Çok naziksin ama  Kızım yemeğe beni bekler.

  Bir dahakine onu da getirirsin.

  Olaydan dolayı korkmuş olmalı.

  Nasıl yardımcı olabilirim bilmiyorum ama elimden geleni yaparım.

  Gök delindi sanki!

 – Affedersin!

 – Dikkat et.

  Teşekkürler.

  İyi geceler.

  İyi geceler.

  Soruşturmanın gidişatını değiştiriyoruz.

  Kurbanla ilgili yeni bilgilere ulaştık.

  Kumar alacaklılarından kaçıyormuş.

  Kaynaklarımıza göre daha önce birkaç kez mafyanın kara listesine girmiş.

  Organize suçlar bölümünü de soruşturmaya dahil ediyoruz.

  Kumar çetesinin ofislerini aramak için gerekli arama izinlerini çıkartın.

  Ishigami’yi mi araştıracaksın?

Prof.

  Yukawa hâlâ Bayan Hanaoka’dan şüpheleniyor.

  Ve Ishigami’nin ona yardım ettiğinden.

  O zaman yine esrarengiz olaylara döndük demektir.

  O gece sinemadaymışlar.

  Yukawa’nın haksız çıktığını hiç gördün mü?

İyi de amirimizi buna inandıramayız ki.

  Ben de tek çalışırım.

  Ishigami’yi takip ederim.

  Aptallık yapma.

  Sen oradaki!

 Bana silahımla çelik yeleğimi getir!

 Emredersiniz.

  Kıpırdamayın!

 Polis!

 Eller yukarı!

 Eller yukarı!

 Hiçbir şeye dokunma!

 Müdürün nerede?

Buranın başında kim varsa onu istiyorum!

 Ben Utsumi.

  Saat 1.

 13’te yolun aşağısında ol.

  Sizi işinizden alıkoyduğumuz için üzgünüz.

  Önemli değil.

  Sınav mı yapıyordunuz?

Test hazırlıyordum.

  Eminim testleriniz zordur.

  Hayır değiller, sadece basit hileli sorular işte.

  Hileli sorular mı?

Mesela bir fonksiyon problemini geometri sorusu gibi göstermek gibi.

  Yani bakış açınızı değiştirirseniz gayet basit sorular.

  Eminim ben olsam yapamazdım.

  Matematikte berbattım.

  Peki size nasıl yardımcı olabilirim?

2 Aralık gecesi.

  Bu konuda konuştuğumuzu sanıyordum.

  Bunu ödünç aldık.

  Çalışma çizelgeniz.

  Bu hafızanızı tazeleyebilir.

  3 Aralık sabahı işe gelmemişsiniz.

  Biraz rahatsızdım.

  Öyle mi?

Ne demek istiyorsunuz?

2 Aralıkta da gelmemişsiniz.

  Gece geç vakitlere kadar araştırma yaparken uyuyakalmışım.

  Bir sorun mu var?

Müdürünüzden duyduğumuza göre bunu boş zamanlarınızda yapıyormuşsunuz.

  Ayrıca kendisi şimdiye kadar iki gün üst üste gelmemezlik yapmadığınızı söyledi.

  Ne demeye çalışıyorsunuz?

Sizi uyutmayıp ertesi sabah işe gitmekten alıkoyan şeyi.

  Üşütmüşüm.

  Uyandığımda hastaydım.

  Anlıyorum.

  Bir şeyi daha teyit etmek istiyorum.

  Siz ve komşunuz Bayan Yasuko Hanaoka arasında herhangi bir şey yok mu?

Hiçbir şey yok.

  Görüştüğün adamı kontrol ettim.

  Sana sormak istediğim şey   bu adamla aranızda ne tür bir ilişki var?

Eğer romantik bir şey ise   bunu korkunç bir ihanet sayarım.

  Senin için yaptığım şeylerin farkındasın değil mi?

Aniden çağırdığım için üzgünüm.

  Sorun nedir?

Dedektifler bana geldi.

  Seninle ilgili bir sürü soru sordular.

  Senin de başını ağrıttığım için üzgünüm.

  Özür dileme.

  Önemli değil.

  Bazı şeyler talep etme hakkına sahip olduğumu düşünüyorum.

  O adamdan derhal ayrılacaksın.

  Yoksa  Öfkemi ona yönlendiririm.

  “Dört renk teoremi” mi?

Dörtten fazla renk kullanılmadan bir haritada aynı renklerin   birbirine dokunmadan sınırları oluşturması teoremi.

  Senin yüzünden daldım ya.

  Acıymış!

 Şu Çin yemekleri.

  Üniversitede ikinci senemdi  Kampüste kendinden geçerek bir şeyler yazıp çizen bir adam görmüştüm.

  Evet bu acıymış.

  İnsanın zihnini açar.

  Zihnini falan açmaz.

  Devam et.

  Yanına gidip sordum  “Neden bunu yapıyorsun?          ” diye.

  “Dört renk teoremi ispat edileli 20 yıldan fazla olmuştu.”

  Ne dedi biliyor musunuz?

“Bence güzel bir ispat değil.”

  dedi.

  Bu beni mutlu etmişti.

  Sonunda arkadaş olacak birini bulmuştum.

  Bu eleman Ishigami miydi?

Yani aranızda bir rekabet var.

  Ben asla ona rakip gözüyle bakmadım.

  Fizikçiler ve matematikçiler problemlere farklı yönlerden bakarlar.

  Fizikçiler gözlemler yapıp hipotezler üretirler   sonra da hipotezlerini deneyle ölçerler.

  Matematikçiler ise olayı kafalarında canlandırırlar.

  Tıpkı senin gibi.

  Ya sen?

Mis gibi yasemin çayı kokuyor.

  Matematikçiler bilmeceleri farklı bakış açılarıyla çözerler.

  Ishigami de aynı şeyden bahsetmişti.

  Hazırladığı test sorularıyla ilgili, şey demişti   nasıl bakacağınızı bilirseniz çözmesi kolay sorulardır demişti.

  Neydi ya?

Geometri sorusuna gizlenmiş bir fonksiyon problemi.

  Tam onun tarzı.

  Hileli soru.

  Benim de onun gibi sinsi bir hocam vardı.

  Şu fotokopiye bakabilir miyim?

Çalışma çizelgesine.

  Hey!

 Ne oldu?

“02/12: Sabah yok.

  03/12: Sabah yok.”

  Teşekkür ederim.

  Profesör?

Yukawa.

  Yok bir şey.

  Yemekler sizden mi?

Tabi.

  Teşekkürler, şimdi müsaadenizle  Ne oldu?

Yukawa!

 Profesör Yukawa!

 Alo?

Ben Yukawa.

  Konuşmak istiyorum.

  Üzgünüm.

  Bu akşam biraz meşgulüm.

  Peki ne zaman buluşabiliriz?

Söylesene Yukawa   bu hafta sonu tırmanışa gitmek ister misin?

Bunu posta kutumda buldum.

  “Yasuko Hanaoka’dan uzak dur, sen onu mutlu edemezsin.”

  Bunu kim ve neden yapmış olabilir?

Yasuko Hanaoka’dan uzak dur.

  Sen onu mutlu edemezsin.

  Yasuko?

Hoş geldin.

  Merhaba.

  Köri yaptım, aç mısın?

Yine Bay Kudo’yla mıydın?

Sence onunla görüşmemeli miyim?

Bay Ishigami’yi üzmemelisin.

  Eminim senden hoşlandığı için bize yardım ediyor.

  Kes şunu!

 Hayatımın geri kalanında onun ne düşündüğünü mü merak etmeliyim?

Böyle yaparsam Togashi ile arasında ne fark kalır!

 Beni tırmanışa davet etmeni beklemiyordum.

  Bu benim son tırmanışım olabilir.

  Ne demek istiyorsun?

Polis okuluma geldi.

  Polisin seni suçlamak için bir sebebi yok ki.

  Ama senin var öyle değil mi?

Enteresan bir hikaye duydum.

  Matematik testlerinle ilgili.

  Fonksiyonları geometri gibi göstermenle alakalı.

  Yani kısaca anlaşılmaz hale getiriyorsun.

  Hatırladığım kadarıyla   her gün evsiz insanları görüyordun.

  “Saat gibi düzenli yaşıyorlar” demiştin.

  Sözlerini yanlış anlamışım.

  Aslında söylediğin şey   evsiz bile olsalar onlar da bir saatin parçaları   mekanizmanın dişlileri.

  Haksız mıyım?

Aynı şeyden bahsetmiyoruz.

  Artık bitti Ishigami.

  Öyle mi?

Son ispatından tatmin olduğunu hiç zannetmiyorum.

  Yine de insanlara bu teorini anlatabilirsin.

  Neden anlatmıyorsun?

Çünkü sen benim arkadaşımsın.

  Benim  arkadaşım yok.

  Ishigami!

 Ishigami!

 Ishigami!

 <i> aradığınız kişi kapsama alanı dışında ya da telefonu kapalı.

  Utsumi!

 Sis yakında kalkar.

  İnanılmaz.

  İşte hayatın anlamı bu.

  Şu manzaraya bakıp çarpılıp öylece kalabilirim.

  Bak Yukawa   bu problemi çözmen hiç kimseyi mutlu etmeyecek.

  Bırak kurcalama.

  Neden açmıyorsun?

Hayır açma!

 Alo?

Posta kutuna iki mektup bıraktım.

  Beyaz zarftakine ihtiyacın olacak, onu sakla.

  Ama kahverengi zarftakini okuduktan sonra yok ettiğinden emin ol.

  Ve ayrıca   bu birbirimizle son konuşmamız olacak.

  Özel tim.

  Şef!

 Bir saniye!

 Birisi katil olduğunu itiraf etmiş!

 Ne?

Kimliği?

Tetsuya  Ishigami.

  Koto Ward apartmanı, 38 yaşında.

  Lise öğretmeni.

  Ishigami kendini feda etti.

  Ama Bayan Hanaoka’ya yardım ettiğini söylemiyor.

  Togashi’yi kendisinin öldürdüğünü iddia ediyor!

 2 Aralık akşamı saat 7 gibi Togashi ile karşılaştım.

  Eve döndüğümde onu dairemin yakınında dolanırken buldum.

  O an onun Bayan Hanaoka’nın eski kocası olduğunu anladım.

  Nasıl anladın?

Kadın ve çocuğun ondan kaçtıklarını biliyordum.

  Sonra onunla konuştum.

  Ona Bayan Hanaoka’nın artık burada oturmadığını ve   Omori’ye taşındığını söyledim.

  Ona yanlış bir adres verdim.

  Verdiğim adres kimsenin yaşamadığı gözden uzak bir yerdi.

  Dur bir saniye.

  En başından onu öldürmeyi mi planladın yani?

Tabii ki.

  Onu masa ısıtıcısının kablosuyla boğarak öldürdüm.

  Kolayca tanınamasın diye de başını bir taşla ezdim.

  Ve parmak izlerini yakarak yok ettim.

  Kıyafetlerini kesip çıkardım ve onları bir yağ tenekesinde yaktım.

  Gece yarısından sonra da eve döndüm.

  Kablo, gaz ocağı ve bıçak evimde.

  Kabloyu buldum.

  Bu mudur?

Evet.

  Göster.

  Bıçağı buldum.

  Lütfen.

  Bayan Hanaoka’nın haberi var mı?

Hayır, bilmiyor.

  Polisi şüphelendirmesini istemedim.

  Onunla hiç temasım olmadı.

  Nasıl iletişim kuruyordunuz peki?

Duvardaki bir mikrofon ile.

  Mikrofonla mı?

Lütfen.

  Bana mesaj göndermek istediğinde   kızıyla konuşuyormuş gibi yapıyordu.

  Ders kitabının arkasından dinliyormuş.

  İtiraf etmene sebep olan şey nedir peki?

Bana ihanet etti.

  Bay Ishigami mi?

Eski eşinizi öldürdüğünü söylüyor.

  Bay Ishigami sizi takip eder miydi?

“Bayan Yasuko Hanaoka” “Görüştüğün adamı kontrol ettim.”

  “Sana sormak istediğim şey, bu adamla aranızda ne tür bir ilişki var?  ” “Eğer romantik bir şey ise ” ” bunu korkunç bir ihanet sayarım.”

  Daha önceden gönderdiği herhangi bir mektup var mı?

“Sevgili Bayan Yasuko Hanaoka” “Bu mektubu okuduktan sonra yok etmelisin.”

  “Senden yapmanı isteğim şeyler şunlar:” “Polis çok yakında tekrar gelecek.”

  “Onlara birisinin seni takip ettiğini söylemeni istiyorum.”

  “Polisin sorduğu sorulara ” ” doğru cevaplar vermeni istiyorum.”

  “Bu sizi koruyacaktır.”

  “Bay Kuniaki Kudo ” ” samimi ve güvenilir bir adama benziyor.”

  “Onunla evlenmen ” ” Misato’ya mutluluk getirecektir.”

  “Bayan Yasuko Hanaoka ” ” size sonsuza dek minnettar kalacağım.”

  “Çok çaresizdim.”

  “Hayata dair her şeyden vazgeçmiştim.”

  “Ama sen beni kurtardın.”

  Aynı renkler birbirine komşu olamaz.

  Bu dört renk teoremi mi?

Nasıl olduğunu biliyor musun?

Appel ve Haken’in ispatını inceliyorsun.

  Hem de bilgisayarsız, vay be.

  Bence güzel bir ispat değil.

  “Güzel” değil mi?

İlginç.

  Matematik mi okuyorsun?

Hayır, fizik.

  Profesör Yukawa!

 Ben kahve yapayım.

  Ishigami’yi tekrar gördüğümde   bana bir şey sormuştu.

  “Sen nasıl oldu da böyle genç kaldın?           ” “Seni kıskandım.”

  Bu beni şaşırtmıştı.

  Ishigami hiçbir zaman nasıl göründüğünü önemseyen bir adam değildi.

  O zaman anladım ki   aşıktı.

  Anlat lütfen.

  Tam olarak ne yaptı?

Bu soruşturmada benim ortaya çıkaracaklarım   hiç kimseyi mutlu etmez.

  Bunun vebaliyle yaşayabilir misin?

Onun cinayet işleyecek biri olmadığını sen söylemiştin.

  Benim tanıdığım Profesör Yukawa   duygularının etkisinde kalmazdı.

  Her zaman mantığını dinler   ve doğruların peşinden herkesten fazla koşardı.

  Eğer bu acıya tek başına katlanamayacağını düşünüyorsan   bırak da yükünü paylaşayım.

  Beni bir arkadaş olarak mı   yoksa bir polis olarak mı dinleyeceksin?

Arkadaş olarak.

  Evet.

  Bu davayı çözmeme   müsaade etmeni istiyorum.

  Mazeretinizin gerçek olduğuna şüphem yok.

  2 Aralık gecesi   kızınızla sinemadaydınız.

  Hiç yalan söylemediniz.

  Hayır.

  Soruşturmaya dayanabilmenizin sebebi de buydu.

  Ama neden yalan söylemeye gerek olmadığını   tuhaf bulmuş olmalısınız.

  Polisin neden sadece 2 Aralık gecesini sorup durmasını da.

  Çünkü siz   Shinji Togashi’yi, bir gün önce   yani 1 Aralıkta öldürmüştünüz.

  Sonra da Ishigami   sizi ve kızınızı korumak için   sizden habersiz, gerçekten büyük bir fedakarlık yaptı.

  Seni cezaevine götürmeye geldik.

  Tam zamanında.

  Onu tekrar sorgulamamız lazım.

  Şaka yapıyorsun.

  Sadece 10 dakika daha gecikeceksin.

  Gel.

  Bana soracak başka neyiniz olabilir ki?

Kes sesini.

  Sen bir şey anladın mı?

Anlamadım.

  Kusanagi tek başına hareket ettiğini rapor ettiğini söylemişti.

  Üzgünüm.

  Merak etme, sorun değil.

  Gir içeri.

  Bu son tırmanışım olabilir derken bunu mu kastediyordun?

Polise bile kanunları çiğnetebiliyorsun ha?

Bayağı sağlam olmalısın Yukawa.

  İşte sana teorim.

  Togashi’nin katili   Yasuko Hanaoka’ydı.

  Olay onun evinde gerçekleşti.

  Sen de kapı komşunun seslerini duydun.

  Sonra da örtbas etmelerine yardım ettin.

  Ben öldürdüm.

  Her şeyi itiraf edeceğim.

  Hayır!

 Ama ona önce ben vurdum anne!

 Sus.

  Onun alakası yok.

  Bu işe yaramaz.

  İç kanama.

  Bileklerdeki parmak izleri.

  Arkadan boğulmuş ve kendini kurtarmaya çalışmış.

  Ama birisi elini tutarak mani olmuş.

  O bendim.

  Onu boğmak ve aynı zamanda ellerini tutmak için dört elin olması lazım.

  Onun bu işe karışmasına izin veremem.

  Kızım olmaz!

 Senin hapse girmene izin veremem anne!

 “Ogiya” Bir mazeret üretelim.

  Mazeret mi?

Eğer ceset bulunsaydı, polis onları görmeye gelirdi.

  Doğru şekilde davranamazlardı.

  Sen de bir plan kurdun.

  Bir başka cesedi hazırlayıp   Togashi gibi görünmesini sağladın.

  Bulunan ceset Togashi’ye ait değildi.

  Kızları korumak için   bir başkasını öldürdün   yokluğunu kimsenin fark etmeyeceği birisini.

  Evsiz birisini.

  Seni bir iş için tutmak istiyorum.

  Akşama kadar burada kalacaksın.

  “Ogiya Pansiyon.”

  “Ogiya Pansiyon.”

  Adamın parmak izlerini ve saçlarını Togashi’nin odasına kasten bıraktırdın.

  Sonra adam, Togashi’nin kıyafetlerini giydi ve akşam seninle buluştu.

  Sonra çalıntı bir bisikletle   Omori’ye gittiniz.

  Ve orada   onu öldürdün.

  Polis onu Togashi zannetsin diye   suratını darmadağın ettin.

  Parmak izlerini yakman ise   bir katilin yapacağı en uygun şeydi.

  Bisikletteki ve kıyafetlerde bırakılan parmak izleri   pansiyondakilerle uyumlu olmalıydı.

  Polisin katilin hata yaptığını düşünmesini istedin.

  Sonra da Bayan Hanaoka’ya iyi bir mazeret bulduktan sonra   polisin ona odaklanmasını sağladın.

  Mazereti su götürmez olmalıydı.

  Çünkü bulunan cesetle onun bir alakası olmamalıydı.

  Geometri problemi gibi gözüküyor ama içinde fonksiyonlar da içeriyor.

  Görünürde göze çarpan kadının mazeretiydi ama esas hile cesetlerin değiştirilmesiydi.

  Evsiz bir adamı öldürerek, Togashi’nin cesedinin icabına baktın.

  Muhtemelen onun cesedini de parçalayıp dağıtmışsındır.

  İki gün işe gidemeyişinin sebebi de bu olsa gerek.

  Bu davanın aslı böyledir.

  Çok ilginç.

  Hipotezini anlatmakta serbestsin.

  Yaptıklarını açıklamak için bir mantıklı sebep daha var.

  Onun yerine suçu üzerine almak yerine   polis soruşturmasında doğruları söyleyebilirdin.

  Ancak gerçekten birisini öldürtüp   suçunu itiraf edersen   sevdiğin kadını koruyabilirdin.

  Şimdi iyice saçmalamaya başladın.

  Ishigami   sen masum bir adamı, saatinin bir çarkı olarak kullandın.

  Sevdiğin kişi için   bir başkasının canına kıydın.

  Bir hipotez ancak ispatlanırsa gerçeğe dönüşebilir.

  Öyle değil mi?

İspatı da öteki cesettir.

  Buna bir son verelim.

  Artık yeter.

  Ona anlattım.

  Ona her şeyi anlattım.

  Eğer dediğin gibi başka bir ceset var ise   ve zamanında bulunursa benim davam sona erer.

  Mahkeme kararını temyize gitmeden kabul edecek olursam   Togashi dosyası kapanır.

  Ne kadar yazık.

  Böylesine harika bir beyinin   bu şekilde harcanacak olması.

  Bunu söyleyebilecek tek kişi sensin Yukawa.

  Neden onu korumak için hapse giriyorsun?

Ne oldu?

“Bayan Yasuko Hanaoka” “Size sonsuza dek minnettar kalacağım.”

  “Çok çaresizdim.”

  “Hayata dair her şeyden vazgeçmiştim.”

  “Ama sen beni kurtardın.”

  Günaydın, rahatsız ettiğimiz için özür dilerim.

  Biz yandaki daireye yeni taşındık da  Lütfen bunu kabul edin.

  Çam sakızı çoban armağanı  Sizi fazla rahatsız etmemek için elimizden geleni yapacağız.

  Tanıştığımıza memnun oldum.

  Vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.

Okula geç kalacaksın.

Ya sen?   Çalışacağım, akşama fazla geç kalmam.

Peki, görüşürüz!

 <i>Görüşürüz!

 Bay Ishigami?

Gelmişsiniz.

  İçeri geçin.

  Lütfen.

  Bay Ishigami!

 İyi günler!

 Kim o Misato?

Komşumuz.

  “Neden bahsettiğimi anlayacağından şüpheliyim.”

  “Ama önemli değil.”

  “Bayan Yasuko ” “Ve Bayan Misato ” ” teşekkür ederim.”

  “Teşekkür ederim.”

  “İkinize de mutluluklar diliyorum.”

  “Lütfen benimle ilgili her şeyi unutun.”

  “Suçluluk hissetmemelisiniz.”

  “Eğer mutluluğu bulamazsanız ” ” bütün yaptıklarım boşa gider.”

  Bay Ishigami!

 Bunu bana neden yaptın?

Neden?

Bay Ishigami!

 Durun bayan.

  Üzgünüm!

 Çok üzgünüm!

 Neden bahsediyorsun?

Yalnız başımıza nasıl mutlu oluruz!

 Ben de bedelini ödemeliyim.

  Seninle birlikte cezamı kabul edeceğim.

  Neden?

Neden?

Neden?

Beni affet.

  Çok üzgünüm!

 Beni affet!

 Beni affet!

 Yasuko Hanaoka suçunu itiraf etti.

  Fakat Ishigami hâlâ bunu kabul etmemekte direniyor.

  Anlıyorum.

  Oturabilir miyim?

17 yıl önce   Ishigami ile bu bankta tanışmıştık.

  Eğer hayatını hiç aşık olmadan yaşamış olsaydı   böyle bir hatayı asla yapmayacaktı.

  Onun, birini böylesine derinden sevebileceğini   kimin aklına gelirdi ki?

Hayatta kalma sebebi oydu.

  Şuradaki nedir?

Bu tarafa gelsene.

  Fotoğrafını çek!

||