91 dk

Yönetmen:Alexandre Aja

Senaryo:Alexandre Aja, Grégory Levasseur

Ülke:Fransa  , İtalya , Romanya

Tür:Korku, Gerilim

Vizyon Tarihi:18 Haziran 2003 (Fransa)

Dil:Fransızca, İngilizce, İtalyanca

Müzik:François-Eudes Chanfrault

Web Sitesi:Lions Gate Entertainment [us]

Çekim Yeri:Bucharest, Romanya

Kelimeler:arkadaş, çiftlik evi, öğrenci, devamı…

Nam-ı Diğer:Switchblade Romance | High Tension

Oyuncular: Cécile de France, Maïwenn, Philippe Nahon

Özet

Okuldan arkadaş olan Alex ve Marie sınavlarına rahat bir yerde çalışabilmek dinlenmek için Marie’nin ıssız bir yerde olan evine giderler. Gece geç saat varır varmaz yatarlar. Kısa bir süre sonra kapı çalınır ve psikopat bir seri katil içeri dalıp evdekileri öldürmeye başlar. Marie bütün bu olanlara şahit olur ve katil onun odasına bakacağı sırada saklanır. Fakat katil Alex’i bulur ve onu kelepçeler.

Marie, Alex’e yardım edeceğine söz verir ve katilden saklanarak hayatlarını kurtarmaya çalışır. Acaba Marie bu zorlu mücadeleden arkadaşıyla sağ kurtulabilecek midir? Acaba her şey göründüğü gibi midir?

Şaşırtmacalı, yüksek gerilimi ve ?yüksek tansiyon’uyla, festivaller tarafından ilgi gören bu yapım, gerilimcilerin de yüksek beğenisini topladı.

Alt yazı

Kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğim.

 Kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğim.

 Kaydediyorlar mı?

 Yüksek Tansiyon Bana yardım edin!

 Sigara.

 Ateş.

 Az önce gördüğüm rüyaya inanamıyorum.

 Çıplak ayakla bir ormanda koşuyordum.

 Yaralanmıştım ve biri beni takip ediyordu.

 – Kaçtıkça daha çok yaklaştığını hissettim.

 – Seni takip eden adam kimdi?

 Bir adam değil.

 Kendim.

 En garip kısmı burası.

 Kendi kendimi kovalıyordum.

 – Herkes gibi normal rüyalar göremez misin?

 – Hayır.

 Herkes gibi olmak korkunç sıkıcı bir şey.

 Dün gece çıkmamalıydık.

 Yorgunluktan ölüyorum.

 – Uyu sen.

 Vardığımızda seni kaldırırım.

 – Ya çok komik.

 İstersen ben kullanayım.

 – Son seferki gibi mi?

 – Boşversene.

 Çok geçti ve çok yorgundum.

 Yorgundun demek?

 Tam küfelik olmuştun.

 Üç saatliğine beni sattın ve Tanrı bilir kimle beraberdin?

 Bu senin hatan.

 – Umarım buna değmiştir.

 – Gerçekten inanılmazdı.

 Sen harbiden bir kaltaksın.

 – Piç kurusu!

 – Erkek delisi!

 – Sevişme özürlüsü.

 – Ortalık malı!

 Ucuz fahişe!

 Kırsalda gidilecek güzel yerler var mı?

 Bir belediye binası var; ama hepsi bundan ibaret.

 Harika, tüm bir yılı burada geçirecek olsam, sanırım kendimi vururdum.

 Bu değişik bir yaşam tarzı.

 Farklı bir şey.

 Ayrıca biz buraya parti vermeye değil, ders çalışmaya gidiyoruz.

 – Hey sağır değiliz!

 – Sakin ol Marie!

 Hadi Hendrix, koş!

 Tom, bir dakika için susar mısın?

 Başımı ağrıtıyorsun!

 Daha ne kadar Alex’i bekleyeceğiz?

 Banyonu yaptıktan hemen sonra burada olacak.

 Hayır.

 Çünkü, Alex kovboy kıyafetimi hiç görmedi.

 Tom, git banyonu yap, sonra kovboy kıyafetini tekrar giy.

 Tamam mı?

 Bang, bang, bang.

 Hadi Hendrix, bang, bang.

 Güzel  Daha  Daha  Yola dikkat et!

 – Gözlerinde hâlâ biraz makyaj kalmış.

 – Doğru yol olduğuna emin misin?

 – Elbette eminim.

 50 metre sonra mısır tarlasından sağa dön.

 İşte!

 Sağa dön   ve dört kilometre boyunca düz git.

 – Gerçekten de biliyorsun buraları.

 – Burayı traktörler dışında kimse kullanmaz.

 Dört kilometrelik bir yol.

 Ve elveda araba.

 Bir erkek seninle her konuşmaya çalıştığında hep böyle davranamazsın.

 Herkese böyle davranmıyorum.

 Bırak artık bunu Marie.

 Hep aynı hikaye.

 – Dur!

 – Ne var?

 Birini gördüm.

 – Hiç komik değil Alex!

 – Hayır şaka yapmıyorum.

 Birini gördüm.

 Yemin ederim.

 Böyle dalga geçmeyi bırak.

 Tamam mı?

 Alex, geri gel buraya, Iütfen!

 Alex!

 Lanet olsun!

 Eğer bu bir şakaysa seni pişman edeceğim.

 Alex, neredesin?

 Neredesin?

 Seni yakalayacağım.

 Komik olduğunu zannediyorsan bekle görürsün şimdi!

 Alex!

 Alex?

 Dur, seni fahişe, geri dön!

 Küçük oyunundan sıkılmaya başladım!

 – Allah kahretsin!

 – Ya burada tek başıma kalsaydım?

 Çok komik!

 Korkudan öldürüyordun beni!

 İşte geldik.

 Şimdi sınavları nasıl bu kadar kolay verdiğini anlıyorum.

 Hafta sonlarını burada geçirsen, dersten başka yapacak bir şey olmadığını görürsün.

 Sessizlik ve rahatlıkta buranın üstüne yok.

 Treni duyabilirsin ama hepsi o.

 Sakin ol Hendrix, sakin ol!

 – Nasılsın?

 – Selam baba.

 Korkma.

 Isırmaz.

 Benden mi bahsediyorsun, yoksa köpekten mi?

 Marie, bu benim babam.

 Baba, Marie.

 Tanıştığımıza sevindim.

 Sonunda seni sırf fotoğraftan değil, yüzyüze de görebildim.

 – Fotoğraf.

 – Bilirsin, şu İspanya’da çektiğim.

 – Evet, şömineye atmıştım.

 – Demek burada yaşıyorsun.

 Ve bu da Tom.

 Selam kovboy.

 – Beni gördüğüne sevindin mi ortak?

 – Elbette sevindi.

 Bütün akşam boyunca seni bekledi.

 Annen de tüm gün senin için endişelendi, durdu.

 Bu harika.

 Annem daima her şey için endişelenir.

 Sanırım fırında sana bir şeyler bıraktı.

 Ona bizim halledebileceğimizi ve uğraşmamasını söylemiştim.

 Yolda gelirken yemek için vaktinizin olup olmayacağını bilmiyordu.

 İşte benim annem.

 Önce cüceyi yatırayım, sonra Marie’ye odasını göstereceğim.

 Tamam.

 Öyleyse sizi yalnız bırakayım.

 Bitirmem gereken birkaç iş var.

 – İyi geceler.

 İyi uykular.

 – Yarın görüşürüz.

 – İyi geceler efendim.

 – Tatlı rüyalar.

 Burayı baban mı yaptı?

 Evet ama eski bir çiftlikti, o da onardı.

 Ne kadar yazık.

 Beş yıldan beri burada yaşıyorlar.

 Komşularla problemleri oluyor mu?

 Halkla mı?

 Önceleri bizimkileri lor peyniri yapmaya gelen   hippilerden sanmışlar.

 Ama şimdi sorun yok.

 İşte bu benim odam.

 Bu taraftan.

 Annemle babamın odası sağda.

 Bu Tom’un odası.

 Seninki üst katta.

 İki dakika bekle.

 Önce onu yatırayım.

 – İyi geceler.

 – Alexis, sen misin?

 Annem.

 Hadi sen çık.

 Ben de hemen geliyorum.

 – Selam anne!

 – Arkadaşın yerleşebildi mi?

 Ona battaniyelerin yerini göster.

 Kendine ait bir banyo.

 Harika, değil mi?

 Elektrikle ısınıyor.

 Çalıştırayım mı?

 Hayır, üşürsem açarım.

 Ne düşünüyorsun?

 Sanki güzel bir bebek evi gibi 

Problem, ayrılmak istemediği bir kız arkadaşının olması.

 Niye bu kadar ilgileniyorsun öyleyse?

 Kız arkadaşı olan biri kötü olamaz.

 Kız arkadaşı olmayanlara hep ihtiyatlı yaklaşmışımdır.

 Al.

 – Biraz daha?

 – Hayır, teşekkürler.

 Bence bir kadınla beraberken başkasını bulmak daha da kolay.

 Belki de kendimi kandırmaya çalışıyorum.

 Belki de beni hiç sevmiyor.

 – Kız arkadaşı nasıl biri?

 – Brezilyalı.

 – Üç aydır birlikteler.

 – Brezilyalı ile ne işi var?

 Egzotizmin ucuz bir yolu mu bu?

 Ben de bir an önce bronzlaşıp kalçamı daha da sıkılaştırmalıyım.

 Vücudunu görmen lazım.

 Salsa yaparsan seninle gelirim.

 Onları fazla heyecanlandırma, bütün gece uyutmazlar.

 Bu arada senden naber?

 Sen ne zaman şansını deneyeceksin?

 – Yine başlama.

 – YaşIanıp gideceksin Marie.

 – Ben senin gibi değilim.

 – Hayır, sadece korkuyorsun, hepsi bu.

 Yeter.

 Sigara içmek için dışarı çıkıyorum.

 Sen de gelsene.

 Hayır, ben yatacağım.

 Yorgunluktan ölüyorum.

 Çok geçe kalma.

 9’da uyandıracağım.

 – Çalışma planın nedir?

 – Uluslararası Hukukla başlamaya ne dersin?

 Tamam.

 – İyi geceler Alex.

 – İyi geceler.

 Hey Alex, sonunda ailenle tanıştığıma memnunum.

 Hadi Hendrix, hadi!

 İyi geceler Hendrix.

 Tamam, geliyorum.

 Bu da kim?

 Hendrix, sakin ol?

 Kim o?

 Ne istiyorsunuz?

 Ne var?

 – Sorun ne anne?

 – Bir şey yok hayatım.

 – Hadi doğru odana.

 – Peki bu gürültü ne?

 Tom, hemen sana dediğimi yap.

 Odana, doğruca odana!

 Daniel?

 Daniel?

 Kahretsin bu anten girişi.

 Bu doğru olamaz.

 Bu doğru olamaz.

 Lanet olsun!

 Alex?

 Alex?

 Alex?

 Biraz bekle!

 Bu şekilde halledemeyeceğim.

 Anne!

 Anne!

 Anne!

 Anne!

 Anne!

 Anne!

 Beni dinle, Alex, dinle.

 Eğer seni öldürmek isteseydi, bunu zaten yapmaz mıydı?

 Alex, dinle beni.

 Dinle beni Alex.

 Dinle!

 Telefonun nerede olduğunu söyle.

 Mutfakta mı?

 Mutfakta mı?

 Cevap ver, Alex!

 Yardımın gerekiyor!

 Yalnız başaramam!

 Geri döneceğim.

 Geri döneceğim, Alex.

 Evde biri varsa onu görürüm.

 Buna inanamıyorum.

 Telefon kesik.

 Seni buradan çıkaracağım.

 Göreceksin.

 Sessiz ol!

 Bizi duyabilir!

 Tek şansımızı da mahvetme, Iütfen.

 Alex.

 Alex.

 Buradan kurtulacağız.

 Sana söz veriyorum.

 Savaşmamız gerekse bile, başaracağız.

 Diğerleri yalnızdılar.

 Biz iki kişiyiz.

 Biraz daha  Bu harika.

 Başardım.

 Benzincideyiz.

 Bu bizim tek şansımız olabilir.

 Bıçak.

 Geri dönmeme olasılığına karşı.

 – Bayan?

 – Bu acil bir durum!

 Polis çağırın!

 Ne?

 Bayan  – Hey Jimmy.

 Nasılsın?

 – İyiyim.

 Bu gece yalnız mısın?

 Hafta sonları buralar hareketsiz oluyor.

 Evet yalnızım.

 Demek herkes gitti ve burayı sana bıraktı.

 Evet, aynen öyle.

 Burası geceleri kız atmak için hiç de fena bir yer değil, ha?

 Bana yapmadığını söyleme.

 Buraya birini getirsem, patron beni iki dakika tutmaz.

 Bahse varım.

 Buraya gelip senden biraz servis isteyen   bayanlar vardır.

 Onları heyecanlandırıyorsundur.

 – Değil mi Jimmy?

 – Evet, sanırım.

 Ne düşünüyorsun, Jimmy?

 Gerçekten yakıştı.

 – Peki koruyorlar mı?

 – Neden koruyorlar mı?

 – Güneşten Jimmy  Güneşten.

 – Tabii, bunlar koruyucu güneş gözlükleri.

 Sana borcum nedir?

 28 papel.

 Gözlükleri alıyor musun?

 Hayır, içime sinmedi.

 Ama biraz içki alabilirim.

 Bana bir şişe J&B vermeye ne dersin?

 Bir şişe Campbells’ı tercih ederim.

 Elbette.

 Aslında bu saatte alkol satma iznim yok.

 – Patrona söylemeyeceğine söz ver.

 – Söz.

 Neye bakıyordun Jimmy?

 Neye bakıyordun?

 Lanet olsun biri cevap versin!

 <i>- Hadi!

 – Bölge polisi, buyurun.

  Alo?

 Alo polis mi?

 Yalvarırım yardım edin!

 <i>Tamam, sakinin olun ve derdinizi anlatın.

  Soral’lar, Puyanne yakınlarında çiftlikleri var.

 Ben kızları Alex’in arkadaşıyım.

 Adamın biri zorla içeri girdi.

 Zorla girdi ve herkesi öldürdü.

 Arkadaşımı zorla kamyonetine bindirdi.

 Onun için çok korkuyorum.

 <i>- Benzincideki adamı da öldürdü.

 – Benzinci mi?

 <i>- Evet.

 – Benzincide misin?

 <i>- Evet.

 – Hangi benzinci?

 Bir dakika.

 Bakacağım.

 Hangisi olduğunu bilmiyorum.

 Kamyonetin içinde geldim buraya.

 Tek bildiğim çok eski bir kamyonet olduğu, kahverengi, eski ve paslı.

 <i>Aracın plakasını aldınız mı?

 Nasıl alabilirim?

 Size söyledim, kamyonetin içindeydim.

 <i>Yollarda kaç tane kamyonet var, biliyor musunuz?

 Plaka olmazsa   Tanrım, bu saatte buralarda dolaşan bir kamyoneti bulmak zor olmasa gerek!

 <i>Bayan, Iütfen sakin olun ve bana nerede olduğunuzu söyleyin.

  Dinle, bu o  çocuğu arkadaşımı alıp gidecek.

 Eğer hemen birini göndermezseniz, oradan asla sağ çıkamaz.

 <i>Anlıyorum, fakat nerede olduğunuzu söylemezseniz, size yardım edemeyiz.

  Eğer bu benzinciyi ateşe verirsem, nerede olduğumu anlarsınız!

 Anahtarlar  Anahtarlar  Bu katil o  çocuğu nerede yaşıyor?

 Lanet olsun  Nereye kayboldu  Alex’le neden bu kadar ilgileniyorsun?

 Seni heyecanlandırıyor mu?

 Bende de aynı hissi uyandırıyor.

 Beni de heyecanlandırıyor.

 Işıklar kapalı.

 Bu gecelik kapatmış gibi gözüküyor.

 Bir gözatalım.

 Arkaya dolaş Fred  – Ve dikkatli ol.

 – Peki yüzbaşı.

 – Yüzbaşı, arka kapı kilitli.

 Biz  – Merkezi arasan iyi olacak.

 Aman Tanrım  Benim Alex, benim.

 Dokunma bana!

 Dokunma bana dedim sana.

 Her şey bitti.

 O öldü.

 O öldü.

 Bitti.

 Anlamsız davranıyorsun!

 Çekil buradan!

 – Her şey bitti.

 – Geri çekil.

 – Alex, sakin ol.

 – Geri çekil.

 Bitti Alex.

 Onu öldürdüm.

 ÖIdü.

 – Alex, Iütfen sakinleş.

 – Geri çekil.

 Daha fazla yaklaşma.

 Alex, gel.

 Geçti artık.

 Artık hiçbir şey yapamaz.

 Seni deli kaltak!

 Kafanı parçalara ayıracağım.

 Benim, Marie, dostun.

 Ben senin tarafındayım.

 Onu öldürdüm Alex.

 Bitti.

 ÖIdü.

 Tüm ailemi öldürdün!

 Tüm ailemi öldürdün!

 Sen ne dediğini bilmiyorsun Onlar için elimden gelen bir şey yoktu.

 Sadece sen vardın.

 Biliyorsun.

 Alex, artık her şey daha iyi olacak.

 Lütfen güven bana.

 Güven bana.

 Bunu ödeyeceksin, seni fahişe.

 Seni koruyacağım, Alex!

 Seni koruyacağım, Alex!

 Yardım edin!

 İmdat!

 Yardım edin!

 – Devam et!

 Yürü!

 Çabuk!

 – Neler oluyor!

 Çabuk!

 Acele et!

 Devam et!

 Devam et!

 Çabuk!

 Çabuk!

 Çabuk!

 Çabuk!

 Kafanı koparacağım!

 Beni çıldırtmak mı istiyorsun, Tanrının cezası orospu, ha?

 Beni seviyor musun?

 Sevmiyorsun  Beni sevmiyorsun, değil mi?

 – Beni sevmiyorsun.

 – Evet, evet!

 Evet, seni seviyorum!

 Seni seviyorum!

 Seviyorum!

 Evet, seni seviyorum.

 Bir daha aramıza kimse giremeyecek, Alex  Bir daha asla  Kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğim.

 Kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğim.

 Kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğim.

 Kimsenin aramıza girmesine izin vermeyeceğim.

 Beni göremediğine eminsiniz, değil mi?

||