102 dk

Yönetmen:Baran bo Odar

Senaryo:Jantje Friese, Baran bo Odar

Ülke:Almanya

Tür:Suç, Dram, Gizem

Vizyon Tarihi:04 Eylül 2015 (Türkiye)

Dil:Almanca

Müzik:Michael Kamm

Çekim Yeri:Berlin, Almanya

Nam-ı Diğer: Who Am I – No System Is Safe

Oyuncular: Tom Schilling, Elyas M’Barek, Wotan Wilke Möhring, Antoine Monot Jr.

Özet

25 yaşında asosyal bir bilgisayar dehası olan Benjamin, çevrimiçi aktiviteleriyle karizmatik hacker Max’in dikkatini çeker ve onun CLAY adlı hacker grubuna katılır. Gizli tuttukları kimlikleriyle CLAY öyle iyi işler ki, Alman Gizli Servisi ve Europol peşlerine düşer. Bunlar yetmiyormuş gibi karanlık bir hacker grubu da onları tehlikeli bir rakip olarak görecek ve peşlerine düşecektir

Film Alt Yazı

Böyle olacağını bilseydim her şeyi daha farklı yapardım.

 Görünmez kalırdım.

 Bir ‘hiç kimse’ olarak.

 Ama artık hiç kimse değilim.

 Dünyanın en çok aranan hacker’larından biriyim.

 Kimim ben?

  Adım Benjamin.

 Ve bu da benim hikâyem.

KİMİM BEN?

  Bir saat önce teslim oldu.

 Kendisinin hacker WHOAMI olduğunu iddia ediyor.

 Bizi FR13NDS ve Rus siber mafyasına götürebileceğini söylüyor.

 Sadece seninle konuşmak istiyor.

 ‘WHOAMI’ sensin, öyle mi?

  Burada olmanın birkaç nedeni var.

 Ve beni buraya getirtmenin  Evet?

Her şey bir şekilde bağlantılı.

 Başı ve sonu belli bir iplik değil ki.

 Bir kördüğüm sanki.

 Ben de tam ortasında düğümlenmişim.

 Hep süper güçleri olan bir süper kahraman olmak istedim.

 Herkesin imkânsız gördüğü şeyleri yapmak istedim.

 Aslında zaten bir süper gücüm vardı.

 Görünmezdim.

 Hatta bir süper kahraman kostümüm bile vardı.

 Paradise Pizza: gökkuşağının sonu.

 Her süper kahramanın trajik bir aile hikâyesi vardır: Spiderman’in ailesi  Öldü.

 Batman’in ailesi  Katledildi.

 Superman’in ailesi  Patladı.

 Aslında bütün gereksinimlerim tamam.

 Doğduğumda babam Fransa’ya kaçmış.

 Onu hiç görmedim.

 Büyükannemle ortak yanımız bu.

 Onun babası İkinci Dünya Savaşı’nda ölmüş.

 Ondan kızına kalan tek hatıra ise arkadaşının Rusya’dan getirdiği üç mermi kovanı.

 Ben 8 yaşındayken annem intihar etti.

 Bir kahraman hikâyesi için mükemmel malzeme.

 Büyükannem benimle ilgilendi sonra da ben onunla ilgilendim.

 Ben psikolog değilim.

 Travmalarınla ilgilenmiyorum.

 CLAY hakkında ne biliyorsun?

  FR13NDS ile ortaklığınız hakkında?

  Bilmek istediğiniz her şeyi.

 Ama her detay çok önemli.

 Hack ve sihirbazlık birbirine çok benzer.

 İkisi de insanları aldatmaya dayanır.

 14 yaşından beri zamanımı bilgisayar önünde geçiriyorum.

 Programlama dillerini öğrendim, ilk sistemimi hack’ledim.

 Sonsuz olasılıkla dolu bir evrenİlk defa bir şeyde iyi olduğumu hissettim.

 Gerçek hayatta ise Alfaların arasında Omegaydım.

 Aykırı, ezik, ucube.

 Nette ise ait olduğumu hissediyordum.

 Benim gibi insanlar için bir sığınak.

 Herkes dünya çapında ağda zamanlarını harcarken.

.

biz ‘Darknet’ denilen yerde buluştuk ağ içinde ağ.

 Burada istediğim kişi olabilirdim.

 Gece gündüz çevrimiçiydim.

 Gerçek dünyada uyudum.

 Ama bir panzehirim de vardı.

 Bu fikri en büyük idolümden aldım.

 Orada birçok harika hacker var.

 Ama benim için sadece biri gerçek bir kahraman.

 Kendine MRX diyordu.

 Hiçbir yerden değildi.

 Kim olduğunu bilen yoktu.

 Her sistemi hack’leyebilirdi.

 Sahnenin yıldızıydı.

 En ünlü hack’lerinden biri sosyal ağ saldırısıydı.

 Kimseyi ve hiçbir şeyi ciddiye almıyordu.

 Hacker’lar arasındaki süper kahramandı.

 Onun gibi olmak istiyordum.

 Bir online eczaneyi Ritalin almak için sömürdü.

 Hacker’ın uyarıcısı.

 MRX’in 3 kuralı vardı: 1: Hiçbir sistem güvenli değildir.

 2: İmkânsızı hedefle.

 3: Siber alemde ve gerçek dünyada eğlen.

 Başka bir deyişle, eğlenceni sanal dünya ile sınırlama.

 Ama burada olmamın ve her şeyin bu hale gelmesinin asıl sebebi, Marie.

 Dinlenmenin kime ne faydası dokunmuş?

  Umut, hayatımızın şelalesinin üzerindeki gökkuşağıdır.

 Sınavı geçmek istiyor musun?

  Öğrenmeye çalış!

  Yoksa birinin senin için sınav sorularını çalacağını mı ümit ediyorsun?

  Superman’i çağırdım ama zamanı yoktu.

 Asıl sana ‘şşşt’!

  Aptal!

  Ne tuhaf bir kuşsun sen be?

  Paradise Pizza   gökkuşağının so- Lisede Marie’ye umutsuzca aşıktım.

 Ama 10 yılın ardından kimse en arka sıradaki ucubeyi hatırlamıyordu.

 Evet, bugün de aynı.

 – Masayı boşalt.

 – Sonunda mantıklı bir şey yapıyoruz.

 Benimki salamlı.

 Toplamda 34,28.

 Aptal, ançüez olmasın demiştim!

  Buna para ödemem.

 Pislik yapma Oscar!

  – Bunu hep yapıyor.

 Üstü kalsın.

 – Deli misin sen?

  Bay Ançüez sana bir 100’lük daha verecek.

 Tabi eğer Hukuk Fakültesi sınav sorularını çalarsan.

 Dünyanın bir kurtarıcıya ihtiyacı yok   ama her gün insanların bir kurtarıcıya seslendiğini duyuyorum.

 – Ne?

  – Superman.

 Tamamdır.

 Teşekkürler.

 – Tam bir pisliksin.

 – Peki o ucubeye ne diyorsun?

Sonunda bir süper kahraman olabilirdim.

 Marie’nin bir sorunu vardı ve ben çözebilirdim.

 Sadece ona sınav sorularını getirmeliydim.

 Beni hatırlayacak, aşık olacağız evlenecek, çocuk sahibi olacağız beraber mutlu olacağız.

 Bingo.

 Mezuniyet sınavları üniversitenin merkez sunucusunda kayıtlıydı.

 Sadece erişime ihtiyacım vardı.

 Neredeyse çok kolaydı.

 Çoğu hacker yalnızca barajı kırar sisteme göz atar ve hiçbir şeyi yerinden oynatmaz.

 Bazıları ise iz bırakır.

 Çoğu, bir hatıra alır.

 Superman, Spiderman, Batman’dim.

 Ne yapıyorsun burada?

Aptaldım.

 İşlemi, sabıkası yok.

 50 saatlik kamu hizmeti cezası.

 Kendine çekidüzen ver!

  Karar senin.

 50 saatlik kamu hizmeti cezam umrumda olmayan bir şehri temizlemekti.

 Daha kötüsü olamazdı.

 Ritalin bile işe yaramıyordu.

 Ama her şey bir anda değişmek üzereydi.

 Neden buradasın?

  Konuşamıyor musun, nedir?

  Demek öyle.

 Dur tahmin edeyim  Hayatın adil olmadığını düşünüyorsun.

 Sürekli görmezden gelinmiş, toplumdan dışlanmış hissediyorsun.

 Okulda kimse seni iplemediği için   dayak bile yememişsindir.

 Çok ama çok yazık.

 Bu konuda ne düşünüyorum, biliyor musun?

  Bu tamamen saçmalık.

 Sahtekârlık.

 Bilgisayarla ilgili.

 Ya sen?

  Şundan bundan.

 Olayın ne senin?

  DDoS saldırıları mı?

  Botnet mi?

  E-dolandırıcılık?

  Yoksa hazırcı veletlerden biri misin?

  Üniversitenin sunucusunu hack’ledim.

 Erişimi nasıl elde ettin?

  Sıfır Gün Açığı’nı kullandım.

 Makine dilini biliyor musun?

  Öyle mi?

  Benim adım Max.

 Benjamin.

 Bugün planın var mı?

Tüm bunları başlatan o anı merak edip duruyorum.

 Her şeyi değiştiren o an.

 Ben dünyanın kralıyım!

  Gece ilerledikçe sarhoşlar çoğalır.

 Mütevazı tapınağımı nasıl buldun?

  Bu insanların yarısı tanımıyorum bile.

 Siktiğimin beleşçileri!

Max benim tam zıttımdı.

 Özgüvenli, karizmatik.

 Bir şampiyon.

 Kapıyı kapat.

 İnanılmaz.

 Güzel ofis.

 Aynen, sizi tanıştırayım.

 Bu Benjamin.

 Stephan.

 Benjamin.

 Benjamin Engel.

 Stephan bir yazılım canavarıydı.

 Her programda bir açık bulurdu.

 Tamamiyle delinin tekiydi.

 Heyecan için yaşardı.

 Ne kadar çılgın, o kadar iyi.

 Soyisim yok.

 Paul tam bir donanım manyağıydı.

 Bir ataş ve anakartla yapamayacağı şey yok.

 Benim gibi o da annesini küçük yaşta kaybetmiş.

 Zengin babası onu zorla yatılı okula yollamış.

 Ve kendini daha önemli şeylere adamış.

 Sen ona aldırma, gülme kasları doğumdan sonra alınmış.

 Max makine dilini bildiğini söyledi.

 Makine dili mi?

  Herkes bildiğini söyler zaten.

 Tutup da götünden çıkaramazsın ya.

 Kanıtla.

 Yoksa buradan canlı çıkamazsın, Engel.

 Yaptı.

 Paul.

 Benjamin.

 Sadece Benjamin.

 Eğlence asıl şimdi başlıyor!

  Siktir!

  Merak etme, ondan dolayı buraya gelmediler.

 Ne?

  Burada yaşadığımı mı sandın?

  Hadi!

  Bu partiden kim sorumlu?

  – Bilmiyorum.

 – Hadi.

 Yürü!

  Pizzacı kuşsun sen.

 Siz tanışıyor musunuz?

  Bu onun partisi!

  Ne oluyor lan?

  Sikik herifler!

  Koşun!

  Buradan!

  ‘Soyisim yok’.

 Her zaman anlaşmaya bağlı kaldım.

 Ondan sonra, bir daha asla sorgulamadım.

 Dur!

  Devam edemeyeceğim.

 Bir adım daha atamam.

 Tamamdır, bize müsade.

 Hadi!

  Ne?

  Şimdi seni hatırladım.

 Benjamin, Benjamin Engel.

 Okul gezisinde öğretmen seni unutmuştu   sen de eve trenle tek başına dönmek zorunda kalmıştın.

 Çok ilginç   bir akşam.

 Güle güle.

 Güle güle.

 Bu günün geleceğini biliyorduk.

 Büyükannenin profesyonel desteğe ihtiyacı var.

 Onu bırakmalısın.

 Bizimle emin ellerde.

 Büyükanneme 4 yıl önce Alzheimer teşhisi konuldu.

 Görünmez bir silgi her gün daha fazla anısını siliyordu.

 Biletler lütfen!

  Hâlâ polislerin elindesin sanıyordum.

 İlk haftadan şartlı tahliyeyi ihlal etmek iyi bir fikir değil.

 Sorun ne?

  Surat asmak durumu düzeltmez.

 Gel, sana bir şey göstereceğim.

 Gelsene!

Orada oturmam gerekirdi.

 Ama sanki aramızda görünmez bir ip vardı.

 Bana hack’e nasıl başladığını anlattı.

 Kelimesi kelimesine dinledim.

 İnsanlar güvenlik hissiyle kendilerini uyuşturuyorlar.

 Neler döndüğünün farkında değiller.

 Güvenlik.

 Herkes güvenlik ister.

 Güvenlik diye bir şey yoktur!

  Bunu anladığın zaman   dünya sana altın tepside sunulur.

 Tek yapman gereken keyfine bakmak.

 Ne kadar farklı olsak da, ortak bir noktamız vardı.

 1: Eylemlerini sanal dünyayla sınırlama.

 2: Cesur olan kazanır.

 – 3: Hiçbir sistem güvenli değildir.

 – Hiçbir sistem güvenli değildir.

 – MRX?

  – MRX?

  Asla bilgisayarının arkasına saklanma.

 MRX bunu biliyor.

 En büyük zayıf noktalar programlarda ya da sunucularda değil.

 Asıl güvenlik açığı insandır.

 – İnsanları mı hack’liyorsun?

  – Kesinlikle.

 En etkili hack yöntemi aldatma sanatıdır.

 Sosyal mühendislik.

 İnsan doğası gereği güvenir ve kavgadan kaçınır.

 Sosyal mühendislikle, istediğini elde etmek için   bu iki özellikten faydalanırsın.

 Şifreler, gizli bilgiler, hesap verileri  Aç mısın?

  Tut şunu.

 İzle ve öğren.

 Affedersin canım, kısa bir işim var.

 2 çikolatalı çörek eksik.

 Parasını verip bir bok alamıyorum.

 Yeni kampanya mı bu?

  10 öde, 8 al!

  Çikolatalı olanlar mı eksikti?

  Olmasa burada dikilmezdim herhâlde.

 Kim verdi size bunu?

  Şu sarışın.

 Hadi ama, müdürü çağır bari.

 İşte bu!

  İyi akşamlar.

 Sağol.

 Sadece yeteri kadar cesur olmalısın   sonra dünya ayaklarına serilecek.

 Geç oldu.

 Hazır mısın?

  Hadi gidelim.

 Ama  Nereye gidiyoruz?

  Gel.

 Devam et!

  Onu neden getirdin?

  Ona güvenebilir miyiz bilmiyorsun.

 Sakin ol, neler yapabildiğini gördün.

 Sen sür.

 Dur hemen tribe girme.

 Geri getireceğiz.

 Bu tiple hayatta içeri giremezsin.

 – Neden o giriyor?

  – Sen burada bekle.

 Ben gireceğim sanmıştım!

  – Neyin peşindesin?

  – ‘Ben’ değil, biz!

  Hadi, giyin.

 Hadi çabuk!

  Bu plana dahil değildi.

 Hadi gidelim!

  Vamonos!

  İyi şanslar!

  – Sen gelmiyor musun?

  – Canıma susamadım.

 Hadi gidelim ahbap!

Giriş kimliği küçük bir kağıttı sadece.

 5 dakika, photoshop.

 2 dakika, yazdırma.

 Bir geri zekâlı bile halledebilirdi.

 Kimliğin?

  O bir Thurgen.

 Ole Thurgen!

  Danimarkalılar Partisi’nin bir yoldaşı.

 Ole  Ole Thurgen.

 Misafir konuşmacılardan.

 Kopenhag, Danimarkalılar Partisi!

  Bunun hack’le ne alakası var?

  Sunum laptopunun başka bir Wi-Fi ağına bağlanması gerek.

 Bu senin görevin.

 Unutma.

 İmkânsızı hedefle.

 Siktir!

  Siktir!

  Hangisi?

  Hangi diğer ağ?

  Küçük herife güvenmiyorum.

 Sen kimseye güvenmiyorsun, kendine bile.

 Bak, forumlarda yazıp duruyorlar.

 BND’nin aramızda muhbirleri var, tamam mı?

  Şekerleme çalmış bir çocuk gibi korkutuyorlar seni.

 DAHA İYİ BİR ALMANYA İÇİN NBD -Sağlam, Güvenilir, Alman- NBD Ulusal İttifak Ben görünmezim.

 Ben görünmezim.

 Ben görünmezim.

 Aile ve dürüstlük için’AldofHitlerKöpeğimiSikti’ IP adresi alınıyor  Pekâlâ, puşt herifler.

 Hadi biraz dinlerine sövelim!

  Sevgili yoldaşlar   şimdi size yeni kampanyamızı takdim ediyoruz!

  Teşekkürler, teşekkürler.

 Yayılacak ve Almanların kalplerine ışık tutacak küçük bir alev!

  İşte.

 Rezalet!

  Susun!

  Susun!

  Kesin!

  Kesin!

  – İşte geliyorlar.

 – Hasiktir!

  – Stephan, anahtarlar.

 – Bende değil.

 Kimde?

  Paul!

  – Bende değil.

 – Kimde ulan anahtarlar?

  – Bende değil lan!

  – Ben  Bende  Amına koyacağım senin!

  Bas gaza!

  Hadi!

  Siktiğimin motoru çalışmıyor!

Bu bizim beraber yaptığımız ilk eylemdi.

 Gerçekten büyük bir şeyin doğuşuydu.

 Ve ben de bunun bir parçasıydım.

 Gerçekleri söylediğini nereden bileceğim?

  17-04-73 6212 Ne?

  Danimarka sosyal güvenlik numaranız.

 Frederikssund’da doğdun   Almanya’da okudun.

 Sınıf birincisi olarak mezun oldun.

 Lahey’de Avrupa Siber Suç Merkezi’nde   baş müfettişsin.

 2 banka hesabın var.

 Biri Danimarka Bankası’nda.

 Diğeri Hollanda Direkt Bankası’nda.

 Çalışmaların sırasında düşük yaptın.

 O zamandan beri çocuk sahibi olamıyorsun.

 Nadir bir rahim hastalığı yüzünden.

 İş arkadaşların senin soğuk biri olduğunu düşünüyorlar.

 Bense yalnız olduğunu düşünüyorum.

 Bir karargâha ihtiyacımız vardı.

 Büyükannemin evi bunun için mükemmel bir yerdi.

 Bu bana eski zamanları hatırlattı.

 Kaos Bilgisayar Kulübü ya da öyle bir şey.

 Müthiş!

  1 milyon izlenme!

  Evet!

  Bir isim lazım bize.

 Marka olmalıyız.

 Büyükler Ligi’ne girmeliyiz!

  Dikkatleri üzerimize çekmek amacımıza zarar verir.

 – Radarın dışında kalmalıyız.

 – Radarı sikeyim!

  Marka müthiş olur, Anonymous veya LulzSec gibi!

  – MRX gibi!

  – MRX gibi!

  Kafayı mı yediniz?

Max’in bir fikri vardı.

 Max’in bir fikri varsa, kimse onu engelleyemezdi.

 Bingo.

 Başladı mı?

  Bu küçük palyaço neşeli ve şişmanmış.

 Bu küçük palyaço büyük kırmızı bir şapka takmış.

 Bu küçük palyaço güçlü ve uzunmuş.

 Bu küçük palyaço zayıf ve ufakmış.

 Ama bu hepsinden daha komik numaralar yapmış.

 Kusura bakmayın, bu boka daha fazla devam edemem.

 – Kafanı kıçından çıkar.

 – Asıl sen çıkar.

 Tamam, sıkıntı yok, oylayalım!

  Kim destekliyor?

  Hâlâ bir isim bulamadık.

 CLAY nasıl olur?

  ‘Palyaçolar sana gülüyor’ anlamında.

 Şakalar ve maskeler falan var ya.

 CLAY mi?

  Çok farklı anlama gelebilir.

 CLAY’e.

 Paul.

 CLAY’e.

 CLAY’in bir sonraki hamlesi finans dünyasına bir selamdı.

 Hadi bakalım!

  Yürü be!

Asya’da finansal politikadaki gelişmeler Wall Street’i bu hafta oldukça çekingen başlattı.

 Bu gerilemeyle birlikte Alman borsası yükselişe geçti.

 Alman yatırımcılar ve firmalar ekonomik durumlarından fayda sağlıyorlar.

 VeBugünün DAX endeksi doruğa ulaştı.

 Evet!

  Kan kokusunu almıştık bir kere.

 Sıradaki hedefimiz büyük bir ilaç şirketiydi.

 BİZ HAYVAN KATİLİYİZ Güzel!

  Evet!

Max haklıydı.

 Ne kadar cesursan, o kadar başarılı olursun.

 Elimizi attığımız her şeyi hack’ledik.

 Ritalin bizi uyanık tuttu.

 Kimseyi ve hiçbir şeyi ciddiye almadık.

 TROLL HACKER’LAR İNTERNETİ GÜVENSİZLEŞTİRİYOR!

CLAY yeni bir video yüklemiş.

 HACKER GRUBU CLAY POSTA SİSTEMİNİ MAHVEDİYOR Hacker grubu sipariş sistemine girdi.

 CLAY PORNO PLATFORMUNU HACK’LEDİ -Oscar bu sensin!

CLAY ALMAN GAZETESİNE EL ATTI ‘Almanya’da zombiler mi?

 ‘ başlığının bir muziplik olduğu ortaya çıktı.

 CLAY MOBİLYA DEVİNİ HACK’LEDİ Dolaptan darağacına: Pilly’nin yeni ürünü!

CLAY POPÜLERLİK KAZANIYOR “HACK3D” CLAY İMKÂNSIZI BAŞARDI.

 CLAY YILDIZLARI BİLE HACK’LEDİ  internetin ne kadar tehlikeli olduğunu gösteriyor.

 Maskenin arkasında kim var?

Bu bir suç örgütü mü yoksa sadece bir grup ergen mi?

  Marie!

  Benjamin.

 Merhaba.

 Burada mı çalışıyorsun?

  Ben mi?

  Hayır.

 Sen?

  Gökkuşağının sonunu arıyorum.

 Marie, geliyor musun?

  Gizlice buluşmayı kesmeliyiz.

 Daha fazla saklanamayız.

 Sen ne trajik bir vakasın be!

  Senin için kolay.

 Sen faklısın.

 İnsanlar seni dinliyor.

 Havalısın.

 Belki de haklısın.

 İzle ve öğren.

 Merhaba, hanımlar.

 Hayat sana limon verdiğinde, tuz ve tekila da iste.

 Max yüksek uçuyordu.

 Ama ruh hali her saniye değişebilirdi.

 Haftalarca MRX’ten CLAY hakkında tepki almaya çalıştı.

 En büyük idolünden bir takdir görmek istiyordu.

 Büyükler Ligi’ne girmek istiyorsan taşaklı olmalısın.

 – Peki ya CLAY?

  – CLAY kim?

  Hepimiz beceriksiziz!

  Beceriksiziz amına koyayım!

Ama MRX bizi sikine bile takmadı.

 Ciddiye alınacak başka büyük oyuncular vardı.

 İşte o zamanlarda siz oyuna girdiniz.

 Şimdiyse sözü Hanne Lindberg’e bırakıyorum.

 Europol Siber Suç Baş Müfettişi.

 Dün gece Frankfurt’ta, Avrupa Merkez Bankası’na bir saldırı oldu.

 Alman Ordusu’nun sunucularına saldıran aynı hacker’ların müdahil olduğunu düşünüyoruz.

 Kendilerine FR13NDS diyorlar.

 Organize suçtan söz ediyoruz.

 Sivilceli inek öğrenciler değil bunlar.

 FR13NDS Rus siber mafyasının bir parçası.

 Geçtiğimiz yıllarda birçok uluslararası hedefi hack’lediler.

 Grup 4 farklı anonim kişiye bağlı.

 Bunların 3’ü: SecDet, Towboat ve Kyrpton.

 Sonuncusu hâlâ bilinmiyor.

 Yakaladıkları veriler ‘Darknet’ denilen yerde satılıyor.

 Alım satım işlemlerini Rus siber mafyası kontrol ediyor.

 Son araştırmalar ışığında   en azından bir FR13NDS üyesinin Berlin’de çalıştığı görülüyor.

 Özel birimimiz   Europol araştırmalarıyla ortak hareket ediyor.

 Kimse FR13NDS örgütünü   ve kullandıkları yöntemleri Hanne Lindberg’ten daha iyi bilemez.

 3 yıldır FR13NDS’in peşinde olduğunuz duğru mu?

  Bu kadar zaman, bir şey elde edemeden?

  Evet!

  Tamam.

 Başka soru?

  İyi.

 Hanne!

  Tek söylemek istediğim   seni gördüğüme sevindim.

 Umarım bununla ilgili endişen yoktur.

 Hayır.

 Hayır.

 Seninle çalışmaktan memnunum.

 İyi.

 Bir şey daha  Bir zamanlar birlikte olduğumuzu kimsenin bilmesine gerek yok.

 İnsanlar konuşur, dikkatleri bozulur.

 Siz FR13NDS’in peşindeyken   Max de MRX’e duyduğu hayal kırıklığını bastırmıştı.

 Evet!

  Evet!

Evet!

  Bir tur atalım mı?

Max ve Stephan, Paul’ün oyuncaklarından birini almışlar.

 Ve bir radyo programının telefon hatlarını karıştırdılar.

 Biri hariç bütün hatları bloke ettiler.

 Böylece sadece Max bağlanabildi.

 Merhaba!

  Benim adım Benjamin Engel.

 Doğru cevap B: Ottmar Hitzfeld.

 Deli misin sen?

  Bunun CLAY’le ne alakası var?

  Bir Porsche çalmanın arkasında ne gibi sikimsonik bir mesaj var ki?

  Öyle değil!

  Renault vermiyorlardı ki alalım!

  – Süper kahramanların süper arabası olur.

 – Aynen!

  Ayrıca çalmadık, kazandık!

  – Lütfen.

 – Hayatta olmaz.

 Jean-Paul, seni seviyorum!

CANIMA OKU İşte!

  Evet!

  Hadi!

  – Evet!

  – Hadi!

  – Evet!

  – Evet!

  Evet, evet!

  Max, bak!

  Kusura bakmayın kızlar.

 Biraz geç kaldık.

 Bu adamlar Windows gibidir, açılmaları biraz zaman alır.

 – Hadi ama, çekinme.

 – Ateşli bir geceye!

  – Şerefe!

  – Şerefe!

  İstediğin kişi olabilirsin!

  Ve eğer bunun farkına varırsan   dünya senin olur.

 Nihai görevini tamamlamadan   hiçbir şeyi başaramazsın.

 Bizim küçük Benjamin meselâ   inanılmaz bir potansiyeli var, ama kullanmıyor.

 Başkalarının arkasına saklanıyor.

 Ağzını açmıyor.

 Sürekli biri elini tutacaksa   asla ilerleyemezsin!

  Çoğu insan ancak kendi sınırlarına kadar gider!

  Ama bu bana yetmez.

 Max haklıydı.

 En sonunda bir şeyleri değiştirmek zorundaydım.

 – Benjamin.

 – Merhaba.

 Sınavı geçtim.

 Çok iyi!

  Nerelerdeydin?

  Neden sınavlarla kafayı bozmuştum biliyor musun?

  Hayır.

 Soruları kasten yanlış cevapladım.

 Neden?

  Dışarıda bir sürü olasılık vardı.

 Sınavlara girdiğimde   bütün bu olasılıkları yok ediyormuşum gibi hissettim.

 Sanki bütün kapılar sonsuza kadar kapanıyormuş gibi.

 Ama şimdi bir kapıya karar kıldım.

 Porsche nereden?

  Ayın elemanı oldum.

 Ya da belki bir süper kahramanım   ve bu da benim süper arabam.

 Evet  Belki.

 Hadi!

  Yap şunu!

Max gibi davran.

 Cesur olan kazanır!

Hasiktir!

  İçeri dönsem iyi olacak.

 Porsche’ye yakışır.

 Siktir!

  Siktir!

  Siktir!

  Siktir!

  Bakın burada kimler var!

  Pizza kuşu.

 Marie’den uzak dur!

Hiçbir şey değişmedi.

 Her şey yolunda mı?

  Sorma.

 MRX bir mesaj yolladı!

  MRX, CLAY hakkındaki tek kelime etmemişti   ta ki şu ana kadar.

 Size bir hediyem var.

 Senin Europol’e yolladığın Siber Suç biriminin gizli dosyaları önümüzdeydi.

 CLAY hakkında karalanmış bir paragraf vardı.

 “Zararsız bir grup CLAY Büyükler Ligi’ne ait değil.

” Paketin tek bir amacı vardıOnun gözünde CLAY’in bir grup bebekten farklı olmadığını belirtti.

 Sikeyim!

  O otuzbirciye gününü göstereceğiz!

  Bu sefer çok büyük bir eylem yapacağız!

  Büyük bir bankayı hack’leyebiliriz.

 Aynen, parayı da hayır kuruluşlarına göndeririz.

 Saçmalama!

  Devasa bir eylem lazım bize!

  CLAY’i Olimpos’un tepesine çıkaracak bir eylem!

  BND.

 Ne?

  BND.

 Şampiyonlar Ligi.

 Alman İstihbarat Teşkilatı.

 – Aklınızı mı oynattınız?

  – Saçmalık, hack’lemek imkânsız.

 – Hiçbir sistem güvenli değildir.

 – Ve cesur olan kazanır.

 BND eylemi şu ana kadar  yaptığımız en karmaşık iş olacaktı.

 Bingo!

Sevgili Gerdi  İyi dileklerimle, Sabine.

 Evet!

Gönderilen: Gerdi Gönderen: Sabine Gel bakalım kedicik.

 Doğru yemle yakalayamayacağınız balık yoktur.

 Gerdi, çok tatlış link.

 Kesin bakman gerek.

 Farkında olmadan Gerdi bize erişimi açmıştı.

 Evet!

Ama onun sisteminden ana sunucuya bağlanamıyorduk.

 Yine de, Gerdi bizim büyük ikramiyemizdi.

 Gerdi temizlik görevlilerinden sorumluydu ve onlara BND’ye giriş kartlarını temin ediyordu.

 Gerçekten posta kutusu kabul ediyorlar mı?

Tüm zamanların en büyük kır-gir klişesiydi.

 Geri zekâlılar!

Daha önce çok kişi BND’yi hack’lemeye çalıştı.

 Ama bunu masanın arkasına saklanarak yapamazsın.

 Hazır mıyız?

  Bingo.

 2043817633.

 Aynı isimde bir dosya mevcut.

 Değiştirilsin mi?

  Benjamin nerede?

  Bilmiyorum.

 Neredeydin dostum?

Hakikaten yaptık!

Olimpos’tu bu!

Tırmanmakla da kalmadık, tepesine bayrağımızı diktik.

 BND çalışanları ise ertesi sabah pis bir süprizle karşılaşacaklardı.

 Evet!

CLAY BURADAYDI!

  HİÇBİR SİSTEM GÜVENLİ DEĞİLDİR!

Bu benim gecemdi.

 Benjamin!

  Aç kapıyı!

  Beni rahat bırakın!

  Bizi içeri al!

  Çocuk gibi davranıyorsun!

  Sen de puşt gibi davranıyorsun!

  Bizsiz bir hiçsin!

  Hiç kimse!

Max, bu kadar yeter.

 Hadi, gidelim.

 Hiç kimse.

 Hiç kimse.

 Diğerleri farkına bile varmadan BND sunucusundan şifreli veri çalmıştım.

 Sana bir hediyem var.

 Önce iletişim protokolü üzerinden yazıcıları kullandı   sonra da iç güvenlik duvarını kırdı   ve arşivlenmiş veriyi çaldı.

 Hack’lenemez sistemimiz 2 dakika 23 saniyede hack’lendi.

 Bundan etkilenmiş gibi bahsediyorsun.

 Bunu kim yaptıysa bir dahi.

 3:08’de girmiş olmalılar   tüm kayıtları silmişler ve bunu bırakmışlar.

 Ama her şeyin bir bedeli vardır.

 Her bir kanat çırpışın.

 Bu vücuduna zımbalanmıştı.

 Ceset ormanda bulunmuş.

 Moritz Lauer.

 Namıdiğer Krypton.

 Günaydın!

  Dışarı, dışarı!

  Hepiniz defolun!

  Çıkın dedim.

 Kaybolun!

  Ne oluyor lan?

  Bize ihtiyacın var.

 Ne?

  Size mi?

  Belki de sizin bana ihtiyacınız vardır!

  Bak ne diyeceğim?

  Sen bir hiçsin!

  Numaradan başka bir bok değilsin!

  Tek yapabildiğin insanları kullanıp manipüle etmek.

 Durun!

  Durun!

  – Durun!

  Sessiz olun!

  – Durun!

  Susun lan!

Bu sabah bir ceset bulundu.

 KRYPTON lakaplı bir hacker’a ait.

 Görünen o ki, ölümünün dün geceki Alman İstihbarat Servisi’ne yapılan saldırıyla bağlantısı var.

 BND büyük olasılıkla tarihindeki en büyük skandal ile karşı karşıya.

 Cesedin yanında ayrıca BND’nin hack’lenen verisi bulundu.

 Bu veri Krypton’un BND’nin gizli ajanı olduğunu ifşa eden çok gizli bir listeyi içeriyordu.

 Görünen o ki, Krypton FR13NDS hacker grubundandı.

 BND vergi paraları ile suçlu hacker’lara finans mı sağladı?

Şu anki bulgular CLAY hacker grubunun BND saldırısının sorumlusu olduğunu gösteriyor.

 Sunucu odasına bir tek sen gittin!

  Ne yaptın?

  Hiçbir şeye dokunmayacağız, hiçbir şey almayacağız demiştik.

 Hedefimiz sadece yazıcılardı!

  Hiç veri aldın mı?

  BND sunucusunda gizli bir bölme buldum.

 Şifresini kırdım ve   bir çeşit çalışan listesi indirdim.

 Bilmiyorum  MRX’e yolladım.

 – Sen salak mısın?

  – Deli misin sen?

  Ona kendimi kanıtlamak istedim!

  Size de!

  Benim hiç kimse olduğumu düşünüyordunuz!

Bazen birinin hayaline öyle sıkıca tutunuruz ki o hayalin arkasındaki gerçeği göremeyiz.

 Herkes görmek istediğini görür.

 Kyrpton’un icabına bakmalıyız!

Birden bire her şey aydınlandı.

 MRX veriyi Rus siber mafyasına satmıştı.

 MRX bir FR13NDS üyesi.

 Krypton’un BND’ye çalıştığını öğrendiler ve öldürdüler.

 Şimdi de herkes bunu bizim yaptığımızı düşünüyor!

  Hepsi senin suçun!

  Hepsi benim suçum.

 Siktir.

 Hasiktir, hasiktir!

  Rus yapımı.

 Krypton hükümetle işbirliği yaptı ve ortadan kaldırıldı.

 Tamam ama bunun CLAY ile ne ilgisi var?

  Bilmiyorum.

 Bir şeyler söylemelisin.

 Bu sabah Lahey’den aradılar.

 Bir değerlendirme yapmamı istiyorlar.

 Sen ve çalışmalarınla ilgili.

 Koltuğunun sallantıda olduğunu bilmiyordum.

 Neden bana söylemedin?

Bir hacker topluluğunun yükselişi ve düşüşü.

 Hacker’ların pop yıldızı ve Robin Hood’u olarak karşılandılar fakat şimdi ise Rus siber mafyasıyla ve bir hacker’ın ölümüyle bağlantıları ortaya çıktı.

 Kendimize soruyoruz: Gerçekten, kim bu CLAY?

  Nereye gidiyorsun?

  Yazıcılar eğlenceliydi.

 Bu artık eğlenceli değil.

 Krypton öldü Max, öldü!

  Ve biz de bir İstihbarat skandalına yol açtık amına koyayım!

  Benjamin polise gidebilir   ve bu CLAY bokunu kendisi kurduğunu söyler.

 Bizi kurban mı edeceksin?

  Ondan asıl sen kurtulmak istiyordun.

 – Ne yaparsanız yapın, ben yokum.

 – Stephan, bekle.

 Hepsi benim hatamdı.

 MRX’i bulmam gerek.

 Sonra ne olacak?

  Bizim değil, MRX ve FR13NDS’in peşindeler.

 Asıl hedef onlar!

  Benjamin haklı.

 Kaçmak çözüm değil.

 Yüzlerce polis peşimizde.

 Bizi yakalamaları an meselesi.

 MRX ve FR13NDS’i ele verirsek tekrar görünmez oluruz.

 Aynen.

 Biz, sen değil.

 Siktir, siktir, siktir!

  Aman tanrım!

  Ne oldu sana böyle?

  İyiyim ben.

 Ne istiyorsun?

  Şey  Dün gece bir anda kayboldun.

 Ben de düşündüm ki  – Şey  – Max’i mi istiyorsun?

  Max mi?

  Hayır.

 Dinle, gitsen iyi olur.

 İçeride bomba mı yapıyorsunuz, nedir?

  Bir isteğin var mı?

  Neyin var senin?

  Çok garipsin.

 Aynen!

  Tüm gördüğün bu, değil mi?

  Gülünç bir ucube.

 Biliyor musun?

  Keşke hiç tanışmasaydık!

MRX’i bulmak zorundaydık.

 Ben ise yemdim.

 Bu arada o kadar paranoyaklaştık ki, sadece halka açık ağları kullanıyorduk.

 Sakın batırma, tamam mı?

  İşte buradasın!

  Gel hadi, bir şey bulduk.

 Tesadüfen rastladım.

 WHOAMI, MRX ile irtibat kurmaya çalıştı.

 IP adresi gizli.

 Birkaç sistemin arasında geziniyor.

 Avrupa’da yüzlerce farklı sunucu kullanarak   her 3 saniyede bir konumunu değiştiriyor.

 Ama, galiba bir şey buldum.

 WHOAMI’ın kullandığı sunucu, sürekli aynı IP adresine tepki veriyor.

 Berlin’de gibi duruyor.

 Tamam, tam yerini tespit ettiğinde bana haber ver.

 MRX, bana özel bir kanala erişim izni verdi.

 Ne bekliyorsun?

  Çok uzun süredir çevrimiçiyiz.

 Devlet Kütüphanesi!

Kimsin sen?

Asıl sen kimsin?

Sen FR13NDS üyesisin.

 Biz de FR13NDS üyesi olmak istiyoruz.

 BND’de iyi iş çıkardınız.

 Bakalım tekrar yapabilecek misiniz?

  Zamanımızı çoktan doldurduk.

 Aldım sayılır.

 Hasiktir.

 Sizin için bir işim var.

 MRX’ten dosya transferi.

 Kabul edilsin mi?

  Evet | Hayır Yeraltına hoşgeldin.

 Siktir!

  Hasiktir, geldiler!

  Aldın mı?

  Hadi çıkalım buradan!

  Hadi!

  Aşağıda buluşuruz!

  Yoklar!

  Sanki yer yarıldı da içine girdiler!

  Hadi!

MERDİVEN BOŞLUĞU Neredeydin lan?

Açığa alınmışım.

 Lahey’den başka birini yolluyorlar.

 Üzgünüm.

 MRX ne istedi?

  Europol sistemine truva atı yerleştirmemizi.

 Europol’e kimin erişimi varsa, soruşturmayı izleyebilir   ve çıkarı için kullanabilirdi.

 Sizin planınız neydi peki?

  MRX’in kim olduğunu bulmak istiyorduk.

 Onun kimliği özgürlük biletimizdi.

 Krypton’un ölümünün arkasında onun olduğunu kanıtlamak istiyorduk.

 Arananlar listesinden silinmek istiyorduk.

 Tekrar görünmez olmak istiyorduk.

 MRX’in bilgisayarına erişmek için elimizdeki tüm imkânları sonuna kadar kullanmamız gerekiyordu.

 Stephan programa bir isim verdi: “Hamile At” Truva içinde Truva.

 MRX, Europol sunucusuna girmek için arka kapımızı kullandığı anda onun bilgisayarına erişebilecektik.

 MRX’in maskesi düşecekti.

 Ama önce tüm izimizi silmeliydik.

 Senden özür dilemek istiyorum.

 Gözünü morarttığım için   ve Marie için.

 Başından beri benim için ne anlama geldiğini biliyordun   ama umrunda olmadı.

 Ben  Hasiktir ya.

 Ne denir ki?

  Puştun tekiyim.

 Bu sefer haklısın.

 Bir de  Ben bir sahtekârım.

 Senin yaptıklarını hayatta yapamam.

 Hazırcı veletlerdenim sadece.

 Kopyala-yapıştırdan fazlasını bilmem.

 Programlama bile bilmiyorum.

 Bilmediğimi mi sanıyorsun?

  Bir parti daha ister misiniz   küçük kumrular?

  Koş!

Lahey’e, Europol’e doğru yola çıktık.

 Aslanın mağarasına girmeliydik.

 Ama arazi Fort Knox gibiydi.

 Çöplükten girmeye çalıştık.

 Çıkmaz sokak.

 Eski dolandırıcılık taktiklerimiz de tutmadı.

 Kanalizasyondan girmeyi bile denedik.

 – Siktir!

  – Tek giriş buydu.

 Hasiktir!

  Ne yapıyorsun orada?

  Siktir!

  – Ne o?

  – Siktiğimin çivisi!

  – Sikeyim!

  – Çıkarma sakın!

Europol’e girmenin imkânsız olduğunu kabul etmemiz gerekiyordu.

 Buraya kadarmış.

 Hepsi benim hatamdı.

 Bizi bu noktaya getiren bendim ve aynı zamanda kurtaracak olan da benim.

 İnsan doğası gereği güvenir ve kavgadan kaçınır.

 Sosyal mühendislik.

 ZİYARETÇİ Hadi, yap bakalım!

  Affedersiniz.

 Kusura bakmayın.

 Okul grubumla birlikte buradaydım   ve kantinde cüzdanımı düşürmüşüm.

 Beni içeri alabilirseniz   cüzdanımı alır ve hemen çıkarım.

 Kantin çoktan kapandı.

 Yarın gel.

 Babam  Önceden de cüzdanımı kaybettim.

 Bir daha bir şey kaybedersem   neler yapacağını söylemişti.

 Üzgünüm, seni içeri alamam.

 Lütfen, lütfen!

  Benimki gibi bir baba neler yapar, tahmin bile edemezsin.

 Üzgünüm.

 Kahretsin!

  Dur!

  Teşekkür ederim.

 İki dakika.

 Lanet olsun!

  Buldum.

 Paul’un kutusuyla, tıpatıp aynı bir paralel tanımlayıcı ile ikinci bir ağı etkinleştirerek kablosuz ağı kolaylıkla alt edebilirdim.

 Bir nevi ‘şeytani ikiz’.

 Eğer biri ofisinden kablosuz ağa bağlanırsa laptoplarına erişebilecektim.

 Laptoptan sonra da sunucuya.

 Bingo.

 MRX, bir Darknet bağlantısı için bize bir anahtar verdi.

 Orada değiş tokuşu yapacaktık.

 MRX’e değiştirilmiş Truva’yı vermeliydim yalnızca.

 Europol sunucusuna girdiği anda maskesi düşecekti.

 Dost muyuz?

OfAma MRX numaramızı anlamıştı.

 BANA BAK!

  OROSPU!

  Hasiktir!

Anahtarı kullanmamalıydın!

Bir IP vericisi!

Artık kim olduğunu biliyoruz!

Ve nerede olduğu!

  Hadi.

 Gidelim!

MRX kazandı ve ben her şeyi kaybettim.

 Max, Paul, Stephan hepsi öldü.

 Tekrar Benjamin olmak istiyorum.

 Tekrar görünmez olmak istiyorum.

 Martin, ben Hanne.

 Uyanır uyanmaz beni ara.

 Hemen buraya gelmen gerek.

 Burada gerçekten kimse yaşamıyor mu?

  Geldin  Evet, geldim.

 Oscar dedi ki, birkaç ay önce   biri üniversitenin sunucusunu hack’lemiş   final sorularını çalmış   ve yakalanmış.

 Bir keresinde bana   kim olduğunu bulmak zorundasın demiştin.

 Dışarıda çok fazla olasılık olduğundan bahsetmiştin.

 Sen de istediğin kişi olabilirsin.

 İstediğin her şey olabilirsin.

 Anlıyor musun?

  – Hepsi bir arada olabilir.

 – Çok hayalperestsin.

 Benimle gelecek misin?

  Dediğim gibi, sen kafayı yemişsin.

 Nereye?

  Nereye istersen.

 Kopenhag?

  Her yere gidebilirsin ama sen Kopenhag’ı mı seçiyorsun?

  Neden olmasın?

  TabiNeden olmasın?

  Benim hakkımda başka ne biliyorsun?

  Açığa alındığımı da biliyor musun?

  Tekrar görünmez olmak istiyorsun.

 Ama FR13NDS kim olduğunu biliyor.

 Yeni bir kimlik istiyorsun.

 Tanık koruma programı.

 Hepsi bunun içindi!

  Bunun için sana MRX’i vereceğim.

 Ve FR13NDS’i.

 – O kadar kolay değil.

 – Evet, öyle.

 Özel Görev Timi’niz başarılı sayılacak   politikacılar ve medya mutlu olacak   siz de itibarınızı geri kazanacaksınız.

 Peki.

 İstediğini ayarladım diyelim.

 MRX’i nasıl bulacaksın?

  Bir sihirbazlık numarasıyla.

 Anlattıklarında Ölüm Yıldızı kadar büyük boşluklar var!

  O önemsiz biri!

  Hiç kimse!

  Ateşle oynadı ve yandı.

 Ama bizi MRX’e götürebilir.

 Eğer onu bulursak, FR13NDS’i de buluruz.

 Hanne, açığa alındın.

 Tanık koruma programı yerel eyaletin sorumluluğunda.

 Bu yüzden sana ihtiyacım var!

  Bu sihirbazlık numarası nasıl işe yarayacak?

  MRX’in en zayıf noktasına saldıracağız   gururuna!

İşte geldi!

MRX bir hain!

 !

İnsanların kimliklerini satmış!

Devlete çalışıyormuş.

 Başka bir forumda bizi satmak için polislerden para almış.

 MRX Krypton’u öldürmüş!

 !

 !

Cidden mi?

  İnanamıyorum!

– Puşt herif!

  – Biliyordum!

 !

 !

O bir FR13NDS üyesi!

– MRX, Rus siber mafyasının ta kendisi!

  – Vay şerefsiz!

İnsanların kimliklerini sattım.

 Hacker’ları ispiyonladım.

 Ne oluyor lan?

– Yetkililerle işbirliği yaptım.

 – Açın lan kapıyı!

Ne oluyor lan!

O MRX değil!

  MRX benim!

  Bırakın gireyim!

Sizden biri olduğumu mu sandınız?

Hepinizin amına koyayım!

Kimsin sen?

  Kimsin lan sen?

O MRX değil, MRX benim!

  Asla devlete çalışmadım!

Kimsin lan sen?

Lan.

.

?

Kimsin lan sen?

Artık kim olduğunu biliyorum.

 Çekici kullanmamalıydın.

 Bir IP vericisi.

 Senden öğrendim.

 Yürü, yürü, yürü!

Şimdi ödeştik.

 Yakaladık onu!

  Gerçek adı ne?

  Sean Dunham.

 19 yaşında.

 New York’ta oturuyor.

 “Geriye kalan son kişi de olsan   yalnız değilsin.

” Superman.

 Birkaç saat içinde özgür olacaksın.

 Yeni isim, yeni şehir.

 Anlattıklarında Ölüm Yıldızı kadar büyük boşluklar var!

  Bayan Sturm?

  – Buyrun?

  – Hanne Lindberg, Europol’den.

 Size birkaç soru sormak istiyordum.

 Tamam.

 Bu kişiyi tanıyor musunuz?

  Hayır.

 Benjamin Engel.

 Aynı sınıfta okuduğunuzu söyledi.

 Benjamin Engel.

 Aynen, ucube.

 Hep arkamıza otururdu.

 O zamandan beri Benjamin’i hiç gördün mü?

  Hayır.

 Affedersiniz, bunları neden soruyorsunuz?

  Benjamin BKA’da gözaltında.

 Son birkaç ayda sizinle sık sık görüştüğünü söyledi.

 Affedersiniz, biz ne yapmışız?

  Aklını oynatmış herhâlde.

 Üzgünüm ama böyle biriyle hayatta görüşmem.

 Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

 Hilde Engel hakkında sorularım olacaktı.

 – Ya da, daha çok torunu hakkında.

 – Benjamin.

 – Tanıyor musunuz?

  – Çocukluğundan beri.

 Annesini tedavi etmiştim.

 Bana onun hakkında ne söyleyebilirsiniz?

  İçine kapanık.

 Aykırı.

 Tabi geçmişi göz önüne alındığında  Annesi intihar etmiş.

 Benjamin bir karmaşanın içinde büyüdü.

 Annesi disosiyatif kimlik bozukluğundan muzdaripti.

 Şizofren miydi?

  Çoklu kişilik bozukluğu.

 Dört ayrı kişiliği vardı.

 Kendisinin bütün farklı hâlleri.

 İlaç tedavisi geçici olarak durumunu kontrol altına aldı.

 Sonunda daha fazla dayanamadı.

 Kalıtsal mı peki bu?

  Muhtemelen.

 Tetikleyen şeyler nedir?

  Travmatik bir olayın yol açtığı   yatkınlık ya da eğilim olabilir.

 Bazı ilaçlar da semptomları şiddetlendirebilir.

 Birçok farklı tetikleyici var.

 Ritalin?

  Ritalin de bunlardan biri.

 Peki bu konuşmanın tam olarak sebebi ne?

  Benjamin iyi mi?

  Laboratuvar sonuçları geldi.

 Dur tahmin edeyim.

 Kovanlar İkinci Dünya Savaşı’ndan.

 Evet  Bu yara nerede oldu?

  Max’in eli yaralanmıştı.

 Arabanın anahtarları niye sendeydi?

  NBD’ye giderken arabayı Stephan kullanmıştı.

 Bana Paul hakkında ne demiştin?

  Annesiyle ilgili?

  O küçükken ölmüş.

 O sendin!

  Hepsi sendin!

  Hayır.

 Onlar öldü!

  Ceset yok ortada!

  Hiçbir iz yok!

  Lahey’deki hiçbir otelde!

  Otel odasında gerçekten ne gördün?

Onlar yoklar.

 Onları hayalinde yarattın.

 CLAY sadece sensin.

 Max sensin!

Ne?

  Burada yaşadığımı mı sandın?

  Stephan sensin!

Ole Thurgen.

 Danimarkalılar Partisi.

 Paul sensin!

  Her bir eylemde, yapan sendin!

  Yalnız başınaydın!

Bu insanların yarısı tanımıyorum bile.

 Siktiğimin beleşçileri!

Bir isim lazım bize.

 Marka olmalıyız.

 Büyükler Ligi’ne girmeliyiz!

Dikkatleri üzerimize çekmek amacımıza zarar verir.

 Radarın dışında kalmalıyız.

 Radarı sikeyim!

  Marka müthiş olur!

Anonymous veya LulzSec gibi!

MRX gibi!

Siktiğimin çivisi!

Bingo.

 Ben annem gibi değilim.

 Kim olduğumu biliyorum.

 Kim olduğumu  Yaptığımız anlaşma  Tanık koruma programı senin durumundakileri kapsamıyor.

 Hayır!

  Anlaştığımızı söyledin.

 Anlaşmıştık.

 Tanık koruma programını alacağıma söz verdin.

 Üzgünüm.

 Krypton’u öldürdüler.

 MRX’i ifşa ettim.

 Beni bulacaklar!

  Anlıyor musun?

  Anlaşmıştık!

  Tanık korumayı alacaktım!

  Söz vermiştin!

  Üzgünüm.

 Sen hastasın!

  Ben annem gibi değilim!

  Ben annem gibi değilim.

 Ben annem gibi değilim.

 Üzgünüm.

 FR13NDS aynı Krypton gibi beni de öldürecek.

 Tanık koruma programını istiyorum.

 Söz verdin!

  Tebrikler.

 Europol ile BKA arasındaki işbirliği   başından beri son derece profesyonel, etkili ve üretkendi.

 Böyle olmasının asıl sebebi Hanne Lindberg’tir.

 Siber mafyaya olağanüstü bir darbe indirdi.

 İnternet kanunsuz bir alan değildir.

 Kimse görünmez değildir.

 Herkes iz bırakır.

 Duruşmadan önce seni getirip getiremeyeceğimi sordum.

 Annen ne dedi o zaman?

  Seni hack’lediğim için özür dilerim.

 Yapmamalıydım.

 Tanık koruma programı sonuçta sadece bir ‘program’.

 Beş dakikan var.

 Onlara ne söyleyeceksin?

Mahkemeye giderken yolda kaçtığını.

 Yine kovulmayacak mısın?

MRX ve FR13NDS’i istiyorlardı.

 Sen onlar için önemsizsin.

 Onlar için görünmezsin.

 Hack işine son vereceğine söz ver.

 Söz.

 Artık sihirbazlık numarası yok.

 Bekle!

  Son bir şey daha  Bu numarayı nasıl yaptın?

  Nasıl yapıldığını bilirsen, hayal kırıklığına uğrarsın.

 Herkes görmek istediğini görür.

 Kendine iyi bak!

NÜFUS BELGESİ Kadın numarayı yuttu.

 Tarihin en büyük sosyal mühendislik numarası.

 Artık Europol bile kim olduğunu bilmiyor.

 Ne isim seçtin kendine?

  İsim yok.

 Peki.

 Kimim ben?

Adım Benjamin.

 Bir hacker’ım.

 Ve bu da benim hikâyem.

 Hack ve sihirbazlık birbirine çok benzer.

 İkisi de insanları aldatmaya dayanır.

 Neredeydin?

  Bilgisayarıma girdiler!

  Kim olduğumu biliyorlar, dağılmalıyız, hepimiz!

  Ne oldu?

  Europol’deydim.

 Nasıl girdin oraya?

  Bir okul grubuyla birlikteymiş gibi davrandım.

 Bir sikim önemi yok bunun!

  Değiş tokuş işi tuzaktı.

 Bütün verimi ele geçirdiler.

 Her şeyi!

  Anladınız mı?

  Dağılmalıyız.

 Hemen!

  Hadi, ne bekliyorsunuz?

  Sen bizden birisin.

 Seni zor durumda bırakamayız.

 Ya şimdi ne olacak?

  Hiçbir sistem hack’lenemez değildir.

 Dediğim gibi  Zihinsel hastalığı olan insanlar tanık koruma programına dahil değildir.

 Baştan bir kez daha tekrarlayalım.

 Ona parça parça bilgi ver.

 Ancak kendi kendine ortaya çıkarsa işe yarar.

 Onu kandırdığını düşünmemeli.

 Yapabilirsin!

  Geriye bir tek bu kaldı.

 Hazır mısın?

  Hasiktir!

  Hepimiz görünmeziz artık.

 Ya anladıysa?

  Merak etme   anladı.

 Ama zaten istediğini elde etti.

 Artık sihirbazlık numarası yok.

 Çeviren: M.F.O.||