Teeth 94 dk

Yönetmen:Mitchell Lichtenstein

Senaryo:Mitchell Lichtenstein

Ülke:ABD

Tür:Komedi, Fantastik, Korku

Vizyon Tarihi:19 Ocak 2007 (ABD)

Dil:İngilizce

Müzik:Robert Miller

Web Sitesi:Resmi site

Çekim Yeri:Austin, Texas, ABD

Oyuncular: Jess Weixler, John Hensley, Josh Pais, Hale Appleman, Lenny von Dohlen

Özet

Bir lise öğrencisi olan Dawn bekaret grubunun en aktif üyesidir. İçinde yeni yeni filizlenen cinsel dürtülerle baş etmeye çalışmaktadır. Ancak bekaret konusundaki zor görevi üvey erkek kardeşi tarafından gün geçtikçe zora sokulur.

Dawn birgün vücudunda şimdiye kadar hiç görülmemiş bir durumla karşılaşır. Bunlar dişlerle ilgilidir, ancak vücudunda çıkan dişler kesinlikle ağız bölgesinde çıkmamaktadır

Alt Yazı

Brad, kız kardeşine su sıçratma.

 O benim kız kardeşim değil.

 Evet ama öyle olmasını içtenlikle umuyorum.

 Hayır!

 Hey, arkadaş olmaya çalışın, tamam mı?

 Lanet olsun, hayır!

 – Hey!

 – Bill.

 Anlayış göster ona.

 Şimdi de seninkini görelim.

 Kim.

 Oğlum?

 Sorun ne?

 Ne oldu?

 Brad?

 Bill, ne  Ne oldu?

 Dur da bir bakayım.

 Babana göster.

 Dur dedim.

 Tanrım.

 Hiç iyi görünmüyor.

 Dawn, tatlım, sen iyi misin?

 Dawn, iyi misin?

 Dawn?

 Dawn?

 DİŞLER

 Bizde bir hediye var   çok kıymetli bir hediye.

 Peki hediyenizi ne yaparsınız?

 Sokakta gördüğünüz herkese dağıtır mısınız onu?

 Hayır!

 Hayır, o zaman hediye olmaz ki.

 Olsa olsa sadaka olur.

 Peki  Ya hediyelerin en kıymetlisi ne olacak?

 Size kocaman bir buket gül alan ilk erkeğe mi vereceksiniz onu?

 Asla!

 Asla mı?

 Pekala  Sözüm sadece kızlara değil.

 Siz erkekler   siz de verilecek bu hediyeye sahipsiniz.

 Sizler sadece bir video klipten   fırlamışa benziyor diye kızın tekine mi vereceksiniz onu?

 Hayır.

 Hayır, ona sıkı sıkıya sarılacak   ve çocuklarınızın annesiyle paylaşacaksınız.

 Evet, kesinlikle.

 Yani, yüzük işte bunun için vardır.

 Parmağınızı sarıp sarmalar   size hediyenizi sarılı tutmanızı hatırlatmak için.

 Sarılı tutmanızı  Ta ki   onu başka bir yüzükle değiş tokuş edene kadar  O altın yüzükle.

 Anlaşıldı mı?

 Çok iyiydin!

 Bunun seksin çok ötesinde olduğunu biliyorsunuz.

 Eğer elinizi kullanırsanız, sizce bu masumane mi?

 Asla!

 Peki ya bunlardan biri olan okşamak, dokunmak?

 – Seni özledim.

 – Ben de seni özledim!

 Tüm tatil boyunca arayıp durdum.

 Şu işim yüzümden.

 Benimki de.

 Peki sizce oral seks?

 Bir de annem.

 Yine hastalandı, bu yüzden  Gördüğünüz gibi, Söz’e katıldığınızda   kaçamaklara yer yoktur.

 – Üzgünüm Dawn.

 – Evet ben de.

 Arka kapı yoktur.

 Merhaba çocuklar.

 – Merhaba Tobey.

 – Tobey!

 Bu arkadaşımız Dawn O’K eefe.

 Tobey Cobb.

 Tobey buraya yeni taşındı.

 Eskiden onunla çok iyi arkadaştık.

 Yarın bizimle okula başlayacak.

 Merhaba.

 Duyduğuma göre bu gece 27 kişi ‘söz’ verecekmiş  Olağanüstü!

 Senin sayende.

 Bilmiyorum.

 Öyle.

 İnsanlar söylediklerinle gerçekten ilgilendi   ama özellikle söyleyiş biçiminle.

 Merhaba, Dawn.

 Merhaba bayan Kitchens!

 Merhaba bebeğim.

 Gelsene.

 Nasıl geçti bakalım?

 Bir daha gelmemi ve konuşma yapmamı istediler.

 Elbette isteyecekler.

 Merhaba tatlım.

 Eğlendin mi?

 Evet, müzikler harikaydı.

 – Ayrıca yemekler de  Kim, ateşin var bebeğim.

 Ağrın var mıydı?

 Gençlik meselelerinden konuşalım haydi.

 Gwen ve Phil selam söyledi.

 Çok sevimliler.

 Çelik iradeliler!

 Biz büyürken işler biraz farklıydı.

 Hey.

 Şimdi de farklı.

 Tatlım, şikayet ediyor değiliz.

 Sen bir lütufsun bizim için.

 Çocuklarımızın ikisi de bize lütuf.

 Brad!

 Faka bastırdım seni pislik!

 Hem de çok kötü bastırdım!

 İşte sana fırsat.

 Harekete geç ‘aygır’ Ver şunu.

 Ver.

 Aşk beklemeye değer!

 Beklemek mi?

 Tabi ya, o sürtük külotunu çıkarana kadar beklerim.

 Gazozumuz neli beyler?

 – Kirazlı.

 – Haydi açalım şu gazozu!

 Fırla!

 Affedersin!

 – Selam Tobey.

 – Selam Dawn.

 Ne hoş bir karşılama.

 Mankafa!

 Aman ne güzel!

 Bu işi bilerek mahvedemezsin.

 Her şey adil oğlum.

 Tamam  oğlum.

 Evet, sorusu olan?

 Öyleyse, penis konusu bu kadar.

 Şeyle devam edelim  Şeyle  eee   sonraki sayfayla.

 Dişi  edep yerleri.

 – Kitabımda tuhaf bir şey var.

 – Boşver onu.

 Benimkinde de var.

 Bir çıkartma.

 Neyi gizlemek için?

 Eyalet Okul Yönetimi, kesin olarak verdiği emirle şeyin gizlenmesini  Şeyin detaylı çiziminin  Şeyin  Vulva!

 Tanrım!

 Çok kötü olmuş.

 Neden gizliyorlar?

 Bu çok açık.

 Penis resmini gösteriyorlar.

 – İkisi farklı.

 – Nasıl oluyor?

 Ne yazık ki Ryan, sen asla bilemeyeceksin.

 Değil mi?

 Dawn.

 Sanırım aralarındaki farkı söyleyebilirim.

 Kızlar doğal bir edebe sahiptir.

 Bu bizim tabiatımızda vardır ve çok belirleyicidir.

 Öyledir!

 Harika!

 Bununla ilgili bir yazı okumuştum.

 Phil, 17 yaş üstü demişler.

 Güzelmiş diye duydum.

 Phil  Mutlaka görelim demiyorum tabii.

 13 yaş altı filmlerde bile artık bir çok sevişme oluyor.

 Eh, o zaman  Affedersin.

 Önemli değil.

 Bu nasıl oldu?

 Küçük bir çocuktum.

 Kimse anlatmadı mı?

 Hayır.

 Nasıl olduğunu anlayamamışlar.

 Ne?

 Sanırım o ısırdı.

 O kim?

 Dawn.

 Parmak ucunu bir bebek mi kopardı yani?

 Tüttür şunu.

 Çocuklar nereye gidiyoruz?

 Göreceksin!

 Burası ünlü yiyişme mekanı değil mi?

 Sadece geceleri.

 Sizce bu iyi bir fikir mi?

 Bir aradayız.

 Birbirimizi önleriz.

 Değil mi?

 Burası özel mülk mü?

 Zehirli sarmaşığa dikkat edin.

 – Dawn dikkat et!

 Orası mağara mı?

 Evet.

 İnsanlar oraya şey için gidiyor  anlarsınız ya.

 Hoşuna gitti mi?

 Biliyorsun vajinam da da gayet güzeldir.

 Eminim öyledir.

 Evet öyle.

 Diğer çocuklar beğeniyor.

 O zaman onlarla düzüş.

 Hey, Anne!

 Hey, gel buraya.

 Haydi, gel buraya!

 Neredeyse yakalıyordu.

 Hak ediyorsun!

 Gerçekten mi?

 Kes şunu!

 Brad!

 Hayır, asla.

 Asla önemli bir sorun olmadı.

 Sadece evlenene kadar beklemeyi istedim.

 Yani hiç kimse elini dahi sürmedi mi şeyine  Kesinlikle hayır!

 Tanrım.

 Neden?

 Yoksa sen  – Değil misin?

 – Bakirim.

 Bu harika.

 Tanrı’nın gözünde.

 Sadece bir kere  Bir buçuk yıl kadar önce.

 Tabii.

 Hâlâ suçluluk duyuyorum.

 Aslında bakarsan, şu an muhtemelen daha güçlüsündür  Azimlisin.

 Çünkü oraya gittin.

 Yani, tehlikeyi ilk elden gördün.

 – Arroyo Köprüsü nerede?

 – Sana göstereyim.

 Neyin var bu gece?

 Sessiz ol!

 Canlı mı?

 Bu sıcağa rağmen asırlarca böyle kalmasına inanamıyorum.

 Neyim var benim?

 Saflık.

 Saflık.

 Bu yılanların ortaya çıktığı dönemde,  çevrede devasa büyüklükteki memeliler vardı.

 Bu nedenle, çıngırak geliştiren ‘elmas sırtlı yılanlar’  diğerlerine üstünlük sağladılar.

 Üzerlerine basan olmadı.

 Yani birden bire, hiç yoktan   çıngırağı olan bir yılan mı doğdu diyorsunuz?

 Yaygın kanı, çıngırağımsı bir mutasyonun   ilk adımıyla  – İlkel haliyle  Teşekkürler Ryan.

  doğmuş olduğu   ve binlerce yıl süren bir evrimle bunun geliştiğidir.

 Ancak kesin olarak bilmiyoruz.

 Burası doğru işte.

 Ancak, tam olarak senin dediğin gibi olmuş olması da mümkün.

 Bir gün, yavru bir ‘elmas sırtlı’   tam mutasyona uğramış olarak doğmuş   ve bu da tesadüfen hayatta kalmasına yardımcı olmuş olabilir.

 Bu anlattıklarım size alakasız mı geliyor?

 Çünkü öyle değil.

 Pek çoğunuzun başka bir teoriden yana olduğunu biliyorum.

 Bunların nasıl gerçekleştiğini düşünürseniz düşünün   bu sizin hayatınız hakkında.

 – Merhaba.

 Neden, olduğunuz gibi olduğunuzla ilgili.

 Dawn?

 Bu seninle ilgili.

 Ve sen bunu kaçırdın.

 Tobey, dinle.

 Bu sabah gerçekten saçma davrandım.

 Galiba nedenini biliyorum.

 Çok güzel zaman geçirdim.

 Ben de.

 Zihnim hiç bu kadar berrak olmamıştı.

 Bak, ben  Bir daha birlikte çıkmamamız gerektiğini düşünüyorum  Yani, grup halinde bile.

 Kalabalık bir grupla bile.

 Ben de aynı şeyi düşünüyordum.

 Sadece   gerçeğe dönüşmesini istemedim.

 Öyle uyumluyuz ki.

 Sorunun ne senin?

 Ağzında penis varken çok daha iyi görünüyorsun!

 Pislik herif!

 Neden herkes gibi normal yoldan yapmıyoruz?

 Neden öbür taraftan yapmak zorundayız Brad?

 Canım acıyor!

 Yapmak istemiyorum!

 Canım acıyor!

 Hiç iyi davranmıyorsun!

 Denemek istemediğimi biliyorum  Lanet olsun!

 Seni seviyorum!

 Beni seviyorsun?

 Evet.

 Ve sen de beni seviyorsun, bunu biliyorsun.

 Ben de seni seviyorum.

 Poponu seviyorum.

 Gel.

 Yalnız mısın?

 Seninle ciddi bir şey konuşabilir miyim?

 Sen ve Melanie hakkında.

 Artık ben ve bir pislik yok.

 Pekala.

 Dün gece duyduklarım  Seni tahrik etti mi?

 Sen  Hiçbir zaman yakınlaşamadığımızı biliyorum.

 Asla iki kardeş gibi olamadık   ve nedenini gerçekten bilmiyorum.

 Elbette biliyorsun.

 Biliyorsun.

 Hayır gerçekten bilmiyorum.

 Ama nedeni ne olursa olsun, değişmesini istiyorum.

 Şu cinsellikten uzak durma tribi var ya?

 Hepimiz kendini kime sakladığını iyi biliyoruz.

 Ve ben de gerçekten sabırlı davrandım.

 Bu pisliklerle aynı yerde yaşamak hoşuma gitmiyor.

 Annem ve babam mı?

 Şimdi o güzel poponu neden buraya koymuyorsun?

 Dawn?

 Seni görmem gerekiyor.

 Mayomu yanımda getirdim.

 Hayalimde seni tam olarak böyle canlandırmıştım.

 Çok güzelsin.

 Beni mi hayal ettin?

 Sorun değil.

 Ben de yaptım.

 Seni.

 Sadece   daha azıyla.

 Bu o kadar da yanlışmış gibi görünmüyor.

 Saflık.

 Hayır orada kal.

 Donuyorum!

 Dönelim.

 Tamam.

 Tamam.

 Hiç olmazsa  Kutsal bir söz verdik.

 Çekil!

 – Senin bir şey yapmana gerek yok.

 – Hayır, hayır lanet olsun!

 Dur.

 Lanet olsun, Tobey!

 Hayır!

 Paskalya’dan beri mastürbasyon bile yapmadım!

 Hayır diyorum!

 Tobey, yapma!

 Hayır!

 Özür dilerim, özür dilerim.

 Üzgünüm.

 Dawn?

 Kes şunu!

 Ne yapıyorsun?

!

 – Sorun yok!

 Sorun yok.

 – Tobey!

 Tanrı’nın gözünde sen hala temizsin.

 Hayır!

 Ne?

 Ne?

 Ne?

 Tobey?

 Sen misin tatlım?

 Benim.

 İstersen akşam yemeği duruyor.

 Ben yedim.

 Teşekkür ederim.

 İdare et işte Dawn.

 Başaracaksın.

 Evet, içten konuş.

 – Tobey de orada olacak.

 – Onu gördün mü?

 Gelebileceğini söyledi.

 Ne zaman?

 Bilmem, iki gün önce falan.

 Heyecanlanmana sebep olacaksa gelmeyeceğini söylemişti   ama sana destek olmak istiyordu.

 Sense öyle görünüyor ki  Bay Vincent bugün benden saflık hakkında konuşmamı istedi.

 Saflık, evet!

 Ve  Dün  Bunu yapabilirdim  Çünkü dün saftım.

 “Ona ‘kadın’ diyecekler, ve O erkekten çıktı.

” Adem.

 Doğru.

 Buna anlam veremiyorum henüz.

 Ben  Bu o mu?

 O  O  İçerideki Adem mi?

 İçeride  ‘Kemikleri benim kemiğim ve eti de benim etim.

‘ Bilemiyorum.

 Ama bir şey var  Bir şey var   içimde  Ölümcül.

 – Yılan.

 – Bilmiyorum.

 Ne olduğunu bilmiyorum.

 “Yılan beni kandırdı ve ben de ısırdım.

” Bence Dawn’un değinmek istediği şey   çok önemli çocuklar  Cennetten kovulma.

 Yılan.

 Yılan.

 Yılan.

 Tanrı’nın planının bir parçası olmamasına rağmen  Havva ve Şeytan sayesinde bizler  Merhaba Dawn!

 Burada ne yapıyorsun?

 Bakınıyordum işte.

 Sen bu kadar ilgilendiğine göre bayağı sıkı bir şeydir diye düşündüm  – Arabayla mı geldin?

 – Evet.

 Evet, annem arabasını ödünç verdi.

 Dinle.

 Bir ara dışarıda takılmak ister misin?

 Ben  Yani biliyorum  Senin   bu taraklarda pek, bilirsin, neyse işte  Çıkmak gibi yani?

 Bu komik.

 Sen değilsin.

 Önemli değil.

 Tanrı aşkına bunun nesi komikmiş?

 İnanamıyorum.

 Merhaba, Brad.

 Dawn’u görmeye gelmiştim.

 Boyundan büyük işlere kalkışma.

 – Efendim?

 – Evimden defol git.

 Hey, dinle Brad  Daha fazla istersen   bizi tekrar ziyaret edebilirsin tamam mı?

 Dişli Vajina dünyanın dört bir yanında   farklı kültürlere ait efsanelerde karşımıza çıkar.

 “Bu efsanelerde anlatılanlar, hemen hemen hep aynıdır.

 “Kahraman, kadınla dövüşmeli   yani dişli yaratıkla  ve onun iktidarına son vermelidir.

” Efsane, erkeğin, cinsel ilişki ve kadına dair muammalar hakkındaki   ilkel korkularından kaynaklanmaktadır.

 “Zayıflık ve iktidarsızlık korkusu  “Kadın cinselliğinin gücü ve   korkutuculuğunun kabusumsu yansımasıdır.

 Efsane, cinsel birleşmeyi, her erkeğin rahme   yani kendisini doğuran o karanlık potaya yapması gereken   destansı bir yolculuk olarak tasvir eder” Karanlık pota.

 Pekala bayan?

 Bunu okuyamıyorum.

 Cobb.

 Sizin için ne yapabilirim bayan Cobb?

 İlk kez mi geliyorsun?

 Pekala.

 Uzan bakalım.

 Evet böyle.

 Ayağını buraya koy.

 Bay Çorap  bir tanesi, buraya.

 Ve diğer bay Çorap  Tamam.

 Tamam.

 Tahminimce ne beklemen gerektiğin hakkında bir fikrin yok.

 Pek sayılmaz.

 Neyse, endişelenme.

 Seni ısırmam.

 Aşağıya kay.

 Kay kay kay.

 Kay kay  Durma, kay.

 Kay kay kay.

 Tamam.

 Dur tahmin edeyim.

 Doğum kontrolüne başlamayı düşünüyorsun.

 Hayır  Ben sadece   muayene olmak istiyorum.

 Değişim ya da öyle bir şey olmadığından gerçekten emin olmak istiyorum  Galiba içeride tuhaf bir şeyler oluyor.

 Aslına bakarsan öyle.

 Muhtemelen kadınlığa adım atıyorsun.

 Vücudun şu aralar pek çok değişikliğe uğrayacak  Biraz soğuk olabilir.

 İçimden bir ses tamamen sağlıklı olduğunu söylüyor.

 Cinsel olarak aktif misin?

 Hayır.

 E-evet Biz bu odada   kimseyi yargılamayız  Anlaştık mı?

 Tamam o zaman.

 Böyle nasıl?

 Sizin söylemeniz gerekmez mi?

 Güzel.

 Sorunsuz.

 O zaman  Esnekliğini test edelim.

 Arkana yaslan ve rahatla.

 Nefes al.

 Acı hissettiğinde nefes al.

 Yapamam!

 Tanrım, çok sıkısın.

 Gevşe.

 Evet, şimdi başlıyoruz  Ne?

 Bu ne?

 Ne koydun sen buraya?

 Koymadım!

 Gerçekmiş!

 ‘Vajina Dentata’ Dişli Vajina!

 Dişli Vajina!

 Polis!

 Hemen kenara çekin!

 Hemen kenara çekin!

 Yoldan çekil!

 Tobey?

 Detektif, bir şey buldum!

 Anne?

 Baba, anne?

 Anne!

 Hayır!

 Hayır!

 Yardım edin!

 Yardım edin!

 Tanrım, tatlım.

 Hayatım, eve gidip biraz dinlenmelisin.

 Yarın sana daha fazla ihtiyacı olacak, değil mi?

 Haydi.

 Dikkatli ol!

 Şu an seni tanıdığımdan bile emin değilim.

 Popomda seni bu kadar heyecanlandıran ne buluyorsun anlamıyorum.

 Ne var biliyor musun?

 Muhtemelen birisi  – Odamdan defol git!

 – Ciddi misin?

 Sorunun ne senin?

 Neden çeneni kapamıyorsun!

?

 Kapa çeneni!

 Anne?

 Elliot?

 – Merhaba.

 – Kimse yok  Konuşabileceğim hiç kimse yok.

 Annem hastanede.

 Polise gidip teslim olmalıyım.

 Polise mi?

 Ben birini öldürdüm.

 Sen birini mi öldürdün?

 Neredeyse iki kişiyi.

 Affedersin ama, sen mi yani?

 Dentata.

 Ne?

 Latince ‘diş’ demek.

 Vajina da  Evet, onun ne olduğunu biliyorum.

 Dediklerini anlayamıyorum.

 Ne demiştin?

 Vajina dentata.

 İçimdeki şey bu.

 Doktor öyle söyledi.

 Bir kahraman çıkacak ve onu alt edecek.

 Böyle diyorlar.

 Kim?

 Eski Yunanlar ve Mısırlılar ve ilk Hıristiyanlar ve Yahudiler   ve Polinezyalılar ve bir çok Amerikan yerlisi.

 Bakmıyorum.

 Annem sinirleri için bunlardan alır.

 Güzel.

 Tamam.

 Pekala.

 Giysilerim nerede?

 Polise gitmeliyim.

 O ilaçlar başını biraz döndürebilir.

 İtiraf etmeliyim.

 Evet ama  Yarın yarın.

 Seni ciddiye almalarını istersin, değil mi?

 Gel.

 Otur.

 İçsene.

 Tanıdığım en akıllı, en şirin kıza.

 Hep böyle olmasını hayal etmiştim.

 Hey, hey, sakin ol.

 Gevşe.

 Rahatla Dinlen sadece Ben buradayım.

 Yapamazsın.

 Durmamı ister misin?

 Hayır.

 Güzel.

 Ama seni öldürürler.

 Kim?

 Dişler.

 Yapma ama.

 Gerçekten.

 Hayır hayır, bak.

 Ben  Ben onları alt ediyorum.

 Anladın mı?

 Evet.

 Ben  Ben  Kahramanım.

 Bunu penis köküne geçmiş olarak bulduk.

 Neye ait peki?

 Diş Yapısı, pozitif bir bilim değildir.

 Diş kökü, köpekbalığıgillerden olduğu izlenimi uyandırdı  köpekbalığı ve tırpana   ancak baş kısmı, yayvanağızlılardan olduğunu düşündürttü.

 Yan taraftaki tırtıkları gördünüz mü?

 Öyleyse bu, köpekbalığıyla yılanbalığı arası bir şeye ait öyle mi?

 Hayır.

 Testler insana ait olduğunu söylüyor.

 Ne?

 Hiç  Hiçbir şey.

 Sadece buna inanamıyorum.

 Ben de Hâlâ hayatta olmana inanamıyorum.

 Haklısın.

 Aldım.

 Teşekkürler.

 Bunun nasıl olduğunu anlatmak istemediğine emin misin?

 Nereye gidiyorsun?

 Polise gitmem gerekiyor.

 Kahramanım benim.

 Harika.

 Merhaba kaybeden.

 Konuştuğumuz gibi.

 Yapma ya!

 – Kız orada değil.

 – Öyle mi?

 – Kanıtla.

 – Bir şey söyle.

 Dawn?

 – Ne?

 – Kimse yok oğlum orada.

 – Hayır!

 – Duydun mu?

 Ne?

!

 Evet.

 Neydi bu?

 Hiç.

 Bahse girmiştik  Benim seni şey yapmama  işte  Demek ben kutsal bir yemin etmişken   üzerime iddiaya girdiniz?

 İçimden bir ses o kadar da kutsal olmadığını söylüyordu.

 Ama öyleydi.

 Ağzın bir şey söylüyor bebeğim   ama o tatlı vajinan bambaşka bir şey söylüyor.

 Lanet olsun!

 Ne kahraman ama.

 Anne?

 Kızı mısınız?

 Bir saniye.

 Otursana canım.

 Evlat?

 Evlat!

 Ne oldu yine baba?

 Tanrım.

 Bize izin verir misin bayan, lütfen?

 Tamam.

 Buradan gitmeni istiyorum.

 Git.

 Ne?

 Tamam, demek öyle  Kim yüzünden, değil mi?

 O lanet kadın beni sokağa şutlatıyor, değil mi?

 Geldi mi üst üste gelir.

 Evet, değil mi?

 Bunun bir hikâyesi olmalı mutlaka.

 Sayıklar vaziyetteydi.

 Buna değmeyecek gibi.

 Beni kapının önüne koymak istiyorsan, zor kullanman gerekecek.

 Bunu uzun zaman önce yapmalıydım.

 Evet, yapmalıydın.

 Siktir!

 Ana!

 Hayır, Brad, yapma!

 Eee, kim kimi evden atıyormuş bakalım moruk?

 Lütfen.

 Lütfen oğlum.

 Onunla neden evlendin ki?

 Bak, anneni sevdiğini biliyorum.

 – Ben de seviyordum  – Annemi mi?

 O pisliği hatırlamıyorum bile.

 Ne?

 Dawn’u kız kardeşim yaptın.

 Onu seviyordum baba.

 – O da seni seviyor  Hem de çok seviyor.

 Seviyor.

 Anne, kapa çeneni.

 Hey, kafesine geri dön!

 Gir!

 Çok üzgünüm.

 Annen çığlık atıyordu ama, Brad aldırış etmememi   bunu her zaman yaptığını söyledi.

 Çok üzgünüm.

 Bunu neden yapıyorsun?

 Korkuyor musun?

 Bu çok tuhaf.

 Daha dur.

 Bekle.

 Pekala  Hayır.

 Ne yapıyorsun?

 – Tamam, böyle.

 – Hayır hayır.

 Kes şunu.

 Tanrım!

 Buraya gelmeyi neden istedin?

 Kimse Borski Kalesi’ne yaklaşmaya cesaret edemez.

 Evet.

 Evet.

 Neler kaçırdığımızı görüyor musun?

 Eninde sonunda böyle olacağını hep biliyorduk   öyle değil mi?

 Daha küçük birer çocukken bile.

 Nereye?

 Nereye gittiğini bana söyleyebilirseniz, ben bu işi halledebilirim.

 Anne, yakala onu!

 Bırak onu!

 Hayır!

 Hayır!

 Bekle.

 Beni böyle beni bırakma.

 Cansızdan canlı çıkacak  Bu evrimciler sizi kandırmaya çalışacak.

 Bu evrimciler size diyecek ki   bu böyle değildir.

 Sizi sürekli kandıracaklar.

 Onlara karşı uyanık olmanız gerek