Yönetmen: Michael Moore        

Ülke: Kanada, ABD, Almanya

Tür: Belgesel | Tarihi

Vizyon Tarihi: 07 Şubat 2003 (Türkiye)

Süre: 120 dakika

Dil: İngilizce

Senaryo: Michael Moore             

Müzik: Jeff Gibbs             

Yapımcılar: Chris Aldred , Gillian Aldrich , Charles Bishop

Firma: Alliance Atlantis Communications | Dog Eat Dog Films | Iconolatry Productions Inc.

Ödüller: Oscar, 31 ödül ve 7 adaylık

Web Sitesi: Official site

Çekim Yeri: Auburn Hills, Michigan, USA

Oyuncular: Michael Moore, Charlton Heston, Marilyn Manson

ÖZET:

Amerika’da son yıllarda küçük çocukların saçtığı dehşetle birlikte boyutlarını görmeye başladığımız silah kültürünü inceleyen sıradışı bir belgesel.

Moore film için, silahların Amerikan kültürünün bir parçası olduğunu savunan ve silah fetişisti bir kuruluşun başkanlığını yürüten, eski oyuncu Charlton Heston ve dehşet saçan çocuklara ilham verdiği iddia edilen Marilyn Manson gibi isimlerle hassas konuyu masaya yatırıyor.

Michael Moore’un gösterildiği festivallerde büyük beğeni toplayan ve bolca ödül toplayan yapımı, tüm zamanların en iyi belgeseli seçildi. Yönetmen Roger ve Ben’in ardından bir kez daha esprili ve aydınlatıcı belgesel sinemasına geri dönüyor.

FİLMDEN

“Ulusal Silah Birliği” sizin için çok ilginç bulacağınız bir film hazırladı. Hep birlikte izliyoruz.   

ABD,  20 Nisan 1999 .   

Sıradan bir Amerikan sabahı.    Çiftçi tarlasını sürüyor    Sütçü sütünü dağıtıyor.   

Başkan, adını telaffuz edemediğimiz bir ülkeyi bombalıyor.   

Kuzey Dakota, Kerry McWilliams, sabah yürüyüşünde.   

Michigan, Bn. Hughes yeni bir okul gününe öğrencileriyle merhaba diyor.   

Colorado’da bir kasaba.    Saat 06.00. İki çocuk bowling oynuyor.   

Evet, ABD’de olağan bir gün daha başlıyor.   

(Bankada)

Buyurun?   

Bir hesap açtıracaktım.  

 Pekala, ne tür bir hesap açtıracaktınız?  

 Bedava tüfek dağıttığınız bir hesap.

 Tamam.   

“Michigan’da gazetede bir ilan görmüştüm.    North Country Bank, hesap açtıranlara bedava tüfek veriyordu.”  

“Mevduat hesabı açtırıp hemen silahınızı alabilirsiniz.    Broşürde her türlü bilgi mevcuttur.    Önce sabıka kaydınızı araştırıyoruz. Temizse sonrası kolay.   

Evet, bu hesaptan açtırmak istiyorum.    Daima en az  silah bulundururuz.     silah mı? Vay canına

 Evet.  

 Sicilinizi kontrol etmeliyiz.

 Bu kadar mı?  

 Biz lisanslı silah satıcısıyız.

 Hem banka hem silah satıcısı.    lrkla ilgili ne yazayım? Kafkasya kökenli mi?  

 Kafkasya

 Kafkasya    Şimdi heceleyeceğim.  

 Kaf-kas-ya. Doğru mu?

 Evet.    Teşekkürler.    Bunun sizi endişelendireceğini sanmıyorum.    Zihinsel özürlü olduğunuza hükmedildiği ya da akıl hastanesinde yattığınız oldu mu?   

Hiç akıl hastanesinde yatmadım.    Zihinsel özürlü olduğuna hükmedilmek ne demek?  

Bir suçla ilgili olarak.

 Ha! Suç açısından.  

 Zihinsel özürlü ve sabıkalı değilsem sorun yok.

 Doğru.  

 İşte silahın Mike.

 Teşekkürler. Vay be.    Aynısından bende de var.  

 Güzel kayıyor.

 Hedefi hiç şaşmaz.    Harika.   

Sana bir soru; bankada silah dağıtmak biraz tehlikeli değil mi?   

………….

Biri vurulduğunda her zaman, “Kesin bir şey yapmıştır.” deriz.   

“Kahretsin, adamın kıçına 50.000 dolar yatırdılar.”   

5.000 dolar olduğunda birini öldürmek isteyen önce bir düşünecektir..   

“Senin beynini uçururdum ama şimdilik durumum iyi değil.”    “Ek bir iş bulup biraz para biriktirdim mi sen ölü bir adam olacaksın.”    Dua et o mermiyi alabilecek param hiç olmasın.  

 Charlton Heston ve benim büyüdüğüm yerin yakınında Michigan Milisleri’nin eğitim yeri var.    Neden bowling lobutları?   

Teknik olarak meşru müdafaa açısından bakarsanız küçük bir hedef ve ayrıca insan görünümüne sahip olması.   

Michigan Milisleri’ni  19 Nisan 1995  yılında tüm dünya tanıdı.    Michigan’da yaşayan ve milis güçlerine katılan Timothy McVeigh ve Terry Nichols, Oklahoma’daki Federal binayı havaya uçurdular.    Bu olayda  168 kişi ölmüştü.    Michigan Milisleri McVeigh ve Nichols gibi olmadıklarını göstermek için yoğun çaba sarf ettiler.   

…………………….

Bu bir Amerikan geleneği.

Silahlı olmak Amerikan sorumluluğudur.    Silahlı değilsen sorumsuz birisindir..   

Çocuklarını kim koruyacak?

Polis mi, Federal hükümet mi?   

Hayır. Kendini ve aileni korumak senin görevindir.    Eğer yapmazsan bu görev ihlalidir ve Amerikalı değilsindir.

Hepsi bu.   

………………

ALMANLAR SOYKIRIMDA 12 MİLYON KİŞİ ÖLDÜRDÜ

JAPONLARIN ÇİN’İ İŞGALİ,

FRANSIZLARIN CEZAYİR KATLİAMI,

İNGİLTERENİN HİNDİSTAN KATLİAMI,

Peki tüm bunlara rağmen bu ülkelerde yılda kaç silahlı cinayet işleniyor?

Almanya’da 381.

Fransa’da 255.

Kanada’da 165.

Birleşik Krallık’ta 68.

Avustralya’da 65.

Japonya’da 39.

ABD’de 11.127.

……………………….

Sorulması gereken soru şu: 

Amerikalılarda farklı olan ne var?   

Cinayet doğalarında mı var?   

Avrupa’da, Avustralya’da özgür dünyanın diğer ülkelerinde kendilerini kaybedip çılgınca cinayet işleyen insanlar çıkmıyor.   

Onlar da Amerikalılar gibi, Orada da kendini kaybedip cinayet işleyen çıkabiliyor.    Mesela Britanya’daki futbol şiddeti. Quaker değil onlar.    Ne zaman diğer özgür dünya ülkeleriyle karşılaştırma yapacak olsam “Bizim kültürümüz çok farklı. Çok farklıyız.” diyorlar.    Ama dediğiniz gibi orada da şiddet içeren filmler, oyunlar yabancılaşmış bir gençlik var. Bizimki gibi okullarda dua da yok.   

Nerede radikal bir fark var?

Farklı yanımız nedir?  

 Nedir?

 Nedir?  

 Nedir?

 Nedir?   

Bilmiyorum.   

…………………………

Başka ülkelerde bizdeki kadar silahlı cinayet yok. Çoğu insan “ortalıkta silah olmadığı için” diyor.    Britanya’da, Almanya’da falan silah edinmek zordur.    Ama Kanada’da on milyon evde  7 milyon silah var.    Uzun süre olmayacak.    Dinleyin ama. Kanada bir av ülkesi.    Milyonlarca silah var.    Ama  30 milyonluk bir ülkede geçen yıl sadece birkaç cinayet olmuş.   

…………….

Sorum şu: Ortalıkta bu kadar silah var peki neden birbirlerini bizim kadar çok öldürmüyorlar?    Sanırım Amerikan tarihi çok kanlı bir tarih.    Alman tarihi öyle değil mi? Veya Britanya?    O kadar değil.    Alman tarihi kanlı değil mi?    Ha, onlar evet.    Britanyalılar 300 yıl boyunca dünyayı silah zoruyla yönettiler.    Onlarda da şiddet, kötü adamlar, suç bir sürü silah var.  Bu, incelenmesi gereken ilginç bir husus.    Siz ayrıntılı olarak incelersiniz.    Ama benim söyleyebileceğim bundan ibaret.    Niye bizim birbirini bu düzeyde öldüren tek ülke olduğumuz konusunda bir görüşünüz yok mu?    Bizim herhalde daha karışık bir etnik yapımız var.  

Yani sorun etnik mi?   

Hayır.    O kadar ileri gitmek istemem.    Medeni haklar konusunda zaten çok sorun yaşadık.    Bir cevabım yok.    Ama sorunun karışık etnik yapı olmasıyla ne kastettiniz? Anlamadım.    Niye bu kadar çok Amerikalı birbirini öldürüyor, dediniz.    Bu doğru mu bilmiyorum ama doğruysa. Bu biliniyor. Bizde silahlı cinayet sayısı diğer ülkelerin çok üstünde.    Tek verebileceğim cevap zaten verdiğim cevap.  

 Yani?

 Yani tarihimiz çoğu ülkeninkinden çok daha fazla şiddet içeriyor.    Rusya’dan, Japonya’dan, Çin’den fazla değil.    Almanya’dan da.

 Almanya’dan da fazla değil ama kesinlikle Kanada’dan daha fazla.    Ben Flint kentindenim ve   geçen yıl orada  yaşında bir oğlan sınıfa tabanca getirdi ve  yaşındaki bir kızı öldürdü.    Gerçekten trajik bir olaydı.   Ama onlar çocuktu.

  6 yaşındaydı. Duydunuz mu?  

6  yaşındaki biri  6 yaşındaki arkadaşını vurdu.

…………….

Pazar gecesi AMF Broadway Lanes’te üç bowling salonu çalışanı vuruldu.    Gerçekten hiçbir şey bilmiyorum.    Üç kişi öldü. Littleton’da.    Bowling salonunda.   Başınız sağ olsun.

 İyi günler.   

Evet, bu zamanda Amerikalı olmak harikulade bir şey.